NSU davasının karanlığa gömülmesine Yeşiller izin vermeyecek: Bavyera’da yeniden Araştırma Komisyonu kuruluyor

Yeşil siyasetçi Cemal Bozoğlu Bavyera’da mart ayında halkın ikinci bir NSU Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için imza topladığını hatırlatarak, 3 soru önergesine de yanıt alamayınca II. Araştırma Komisyonu’nun kurulması için meclis grubu olarak harekete geçtiklerini bildirdi.

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

Federal Almanya hukuk tarihinin en önemli davası  olan neonazi terör hücresi NSU davasının karanlıklara gömülmesine Bavyera’daki Yeşiller ve halk izin vermeyecek gibi görünüyor. Yeşiller, NSU katillerine destek ve yardım ağının açığa çıkması için harekete geçerken, sivil gruplar da geçen mart ayında imza toplayarak Bavyera’da ikinci bir NSU Araştırma Komisyonu kurulması için mücadele etmişti.

İşte bu mücadele meyvelerini vermeye başladı.

Almanya çapında 2000-2007 yılları arasında, 8’i Türk 10 kişiyi katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresinin dosyası birçok soruyla karanlığa gömülürken, Yeşiller Partisi Bavyera eyaletinde dosyanın aydınlatılması için adeta atağa geçti. Yeşil siyasetçi Cemal Bozoğlu, Bavyera eyalet meclis grubu ile birlikte NSU ırkçı cinayetlerinin üstüne gitmekte kararlı görünüyor.

KURUMSAL IRKÇILIK KÖRLEŞMEYE YOL AÇIYOR

Birlik’90/Yeşiller Bavyera Eyalet Meclis Grubu Aşırı Sağa Karşı Stratejiler Sözcüsü Cemal Bozoğlu, neonazi terör hücresi NSU’nun ilk saldırısını 1999 yılında Nürnberg’de gerçekleştirdiğine işaret ederek “Eğer ‘el feneri bombalı saldırı’ o dönemde her yönüyle araştırılsaydı, bugün 10 kişi ölmeyecekti hatta Walter Lübcke dahi yaşıyor olacaktı” dedi.

Nürnberg’deki bombalı saldırının tam 14 yıl sonra yani 2013 yılında NSU tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığına işaret eden Bozoğlu, “Ne yazık ki, kurumsal ırkçılık körleşmeye yol açıyor. Bombalı saldırıda ırkçı yapılarla bağlantıyı araştırmak yerine, kurbanların yakınlarını suçlamayı tercih ettiler. Bu da güvenlik birimlerindeki ırkçı bakışı gözler önüne seriyor” dedi.

 

SPD İLE TEMASLARDAN OLUMLU SONUÇ ALDIK

Dosyanın aydınlatılması için Bavyera Eyaleti Yeşiller Meclis Grubu olarak 72 soru içeren 3 önerge sunduklarını ancak hiçbirinde yol kat edemediklerini belirten Yeşil siyasetçi, halkın Bavyera’da II. NSU Araştırma Komisyonu kurulması için binlerce  imza topladığını da hatırlattı. Bozoğlu, Bavyera hükümetinin araştırma komisyonunun kurulabilmesi için Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile de temasa geçtiklerini ve ilk görüşmeden olumlu sonuçlar aldıklarını kaydetti.

NSU TERÖRİSTLERİ İLK CİNAYETLERİ BAVYERA’DA İŞLEDİ

Birlik’90 / Yeşiller Bavyera Eyalet Meclis Grubu Göç ve Uyum Sorumlusu Cemal Bozoğlu konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

‘’Bavyera, NSU teröristlerinin hem ilk saldırıyı başlattığı hem de beş suikast gerçekleştirdiği eyalet. Bunun nedenleri daha ortaya çıkarılamadı.

NEDEN BAVYERA’YI SEÇTİLER?

Neden bu saldırılar için Bavyera eyaleti seçildi? Nürnberg ve Münih şehirlerinin seçilmesinin nedenleri neydi? Güvenlik teşkilatı ve istihbarat teşkilatı neden adi suçlar konusunda ayak diretti ve kurban yakınlarını zanlı konumuna soktu vs. Bunun gibi can alıcı sorular Bavyera birinci araştırma komisyonunda cevaplandırılamadı.

“SORU ÖNERGELERİNE DOYURUCU YANIT ALAMADIK”

Nedenleri: Hem olay çok tazeydi hem de yaklaşan seçimler nedeniyle yedi ay gibi kısa sürede araştırma komisyonu çalışmasını sonlandırmak zorunda kaldı. Şimdi bu yarım kalan süreci tamamlamak istiyoruz. Soru önergelerine aldığımız cevaplar doyurucu olmadı. Bu nedenle muhalefetin en keskin kılıcı olan araştırma komisyonu aracını devreye sokma kararı aldık. Meclis araştırma komisyonu kurulabilmesi için beşte bir çoğunluğa ihtiyacımız var.

“SORU KATALOĞU OLUŞTURACAĞIZ”

SPD Meclis grubu ile yaptığımız görüşmeden olumlu tepki aldık. Bu şekilde araştırma komisyonu için en büyük engel aşılmış oldu. En kısa sürede SPD meclis grubundan arkadaşlarla oluşturacağımız çalışma grubu ile Araştırma Komisyonu’nun soru kataloğunu oluşturacağız. Böylece bir buçuk sene sürecek yoğun bir çalışmaya gireceğiz.

Karanlığa biraz ışık tutmak en büyük motivasyonumuz. Umarım hem demokratik kamuoyunun beklentilerine cevap veririz hem de NSU kurbanlarının ve yakınlarının acılarına biraz olsun merhem oluruz.” 

Kurulması planlanan NSU Araştırma Komisyonu’nun ayrıntılarını Cemal Bozoğlu ile Yeni Posta gazetesinin YouTube kanalında yayınlanan Avrupa Gündemi adlı programda konuştuk. Bozoğlu’nun aktardıklarından satırbaşları şöyle:

“KATİLLER RASTLANTI SONUCU ORTAYA ÇIKTI”

“4 Kasım 2011 tarihinde Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos banka soygunu gerçekleştirdikten sonra karavan içinde polis tarafından kıskaca alındıktan sonra ölü olarak bulundu. Beate Zschäpe isimli üçüncü kişi oturdukları evi havaya uçurarak dört gün sonra, 8 Kasım’da Jena şehrinde polise teslim oldu. Yanan evde NSU suikast silahının bulunması ve bunun yanında ele geçen diğer delillerden 12 sene devam eden bombalama ve suikastlar zinciri bütün çıplaklığı ile ortaya döküldü. Bu gelişmenin en vahim tarafı, devletin ve onun güvenlik güçlerinin başarısı nedeniyle katiller yakalanmamış, sadece bir rastlantı olarak ortaya çıkmıştı. 

Gerçekler su yüzüne çıkınca Başbakan Angela Merkel kurban yakınlarına ‘Nereye ve kime varırsa varsın suçluları ve bunlara yardım edenleri ortaya çıkaracağız’ sözünü verdi.

SORULAR CEVAPSIZ KALDI

10 yıl sonra 13 tane meclis araştırma komisyonuna ve 5 yıl süren mahkemeye rağmen birçok soru cevabını daha bulamadı. 3 kişilik çekirdek kadronun dışında suça bulaşanlar kimlerdi? Yardım ağının kimlerden oluştuğu, kurban seçiminde bilgi toplayanların tespiti, emniyet kurumlarının neden katilleri öldürülen insanların çevresinde aradığı gibi sorular acil olarak cevaplarını bekliyor. Mahkeme kararını Nazilerin alkışlayarak, kurban yakınlarının ağlayarak dinlemesi sürece damgasını vuran fotoğraf oldu. 

“NSU KONUSUNU KENDİME GÖREV EDİNDİM”

Yeni dönem meclis süreci başladığında mahkeme de sonuçlanmak üzereydi. Daha sonra NSU konusunda toplumu ikna edecek bilgilendirmeyi görev edindim. Meclis grubunda yaptığımız görüşmelerde de ihtiyaç olduğu görüşü hâkim oldu ve bilirkişi raporu konusunda arar aldık. Bir yıl sonra sonuçlar elimize ulaştı. Almanya’da kurulan 13 araştırma komisyonunda Bavyera’yı ilgilendiren kısımları tespit ettik. Açıklanması gereken bölümleri tespit ettik. Çalışma programı belirledik. Bilgi eksikliği, cezalandırılmamış kişiler varsa araştırılması ve devletin zafiyeti konusunda açığa çıkarılması konusunda 3 soru önergesi verdik. Ağırlıklı olarak Nürnberg çevresi… Üç öldürme, bir bombalama olayındaki karanlık bölümlerin aydınlatılması için soru kataloğu sunduk. Ancak hiçbirine gereken doyurucu  yanıtları alamadık.

NÜRNBERG SALDIRISININ ÜZERİNE GİDİLSEYDİ CİNAYETLER YAŞANMAZDI

Bavyera’daki 5 cinayetinden üç öldürme olayı Nürnberg’de yaşandı. İlk NSU saldırısı yine Nürnberg’de yapıldı, 1999’da ilk bombalı saldırı gerçekleşti. Ve saldırının NSU tarafından yapıldığı 2013’te ortaya çıktı. Tam 14 yıl sonra. En başta üzerine gidilseydi öldürme olayı olmadan yakalanabilirdi. Boru bombası NSU saldırılarının bomba depolarındaki bomba materyalleriyle aynı materyaldi. O zaman her yönüyle gerektiği gibi araştırılsaydı, ortaya çıkarılabilirdi.

1999’daki bomba saldırısı I. NSU Araştırma Komisyonu’nda ele alınmadı. Buna polisteki zafiyet diyebiliriz. Bombayı koyanları kurbanların çevresinde, yakınlarında aradılar. Araştırmalar bu yönde yoğunlaştırıldı ve ırkçı saldırı üzerinde durulmadı.

zamanında araştırılsaydı, el feneri bombalı saldırısı yeterince araştırılsaydı NSU cinayetleri olmayacaktı.

Sözün kısası güvenlik zafiyetlerinin ortaya çıkmasında önemli noktalar. 1999’da Nürnberg’deki ilk saldırıda ‘Bunun ırkçı yapılarla bir bağlantısı olabilir mi?’ sorusu sorulsaydı tüm bu cinayetler işlenmeyebilirdi. Bu da güvenlik teşkilatındaki zafiyeti ortaya koyuyor. Bir muğlaklık söz konusu. NSU davası avukatı Mehmet Daimagüler bunun istihbarattaki ırkçı bakış açısından kaynaklandığını söylüyor. Araştırmacılar bu nedenle suçluları kurbanların çevresinde, Türklerde aradı. Kurumsal ırkçılığın yol açtığı bir körlük var.

“NE KADAR SÜRERSE SÜRSÜN ARAŞTIRMAYA DEVAM”

Ne olursa olsun, ne kadar sürerse sürsün araştırmak ve devam etmek zorundayız. Toplumun vicdanının rahatlatılması gerekiyor. Oktoberfest katliamında da 40 yıl sonra adalet yerini buldu, diyebiliriz. Saldırının ırkçı bir örgüt tarafından yapıldığı belirlendi. Tazminat kararları alındı. Hükümet özür dileyerek sorumluluğu da üstüne aldı. Süreç uzun sürecektir. Ancak Araştırma Komisyonu’nun önümüzdeki 6 hafta için Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin de (SPD) desteğiyle kurulacağına inanıyoruz.”

IŞIN ERTÜRK – AUGSBURG