NSU’ya ait bilgileri silmek istiyorlar: Yeni bir “dosya imha” skandalı mı?

yeni-psota-manşet2
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Yeşil siyasetçi Cemal Bozoğlu Bavyera’da halkın ikinci bir NSU Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için imza topladığını belirtti. Bozoğlu “Ancak komisyonun akıbeti henüz bilinmezken Bavyera hükümeti bilgileri silmeye çalışıyor” dedi.

Federal Almanya hukuk tarihinin en önemli davası olan NSU davasının karanlıklara gömülmesine Bavyera’daki Yeşiller ve halk izin vermeyecek gibi görünüyor. Yeşiller, NSU katillerine destek ve yardım ağının açığa çıkması için harekete geçerken, sivil gruplar da imza toplayarak Bavyera’da ikinci bir NSU Araştırma Komisyonu kurulması için mücadele veriyor.

Almanya çapında 2000-2007 yılları arasında, 8’i Türk 10 kişiyi katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresinin dosyası birçok soruyla karanlığa gömülürken, Yeşiller Bavyera eyaletinde dosyanın aydınlatılması için adeta atağa geçti. Yeşil siyasetçi Cemal Bozoğlu, Bavyera Eyalet Meclis Grubu ile birlikte NSU ırkçı cinayetlerinin üstüne gidiyor.

İLK SALDIRI 1999’DAYMIŞ

Birlik’90/Yeşiller Bavyera Eyalet Meclis Grubu Aşırı Sağa Karşı Stratejiler Sözcüsü Cemal Bozoğlu, neonazi terör hücresi NSU’nun ilk saldırısını 1999 yılında Nürnberg’de gerçekleştirdiğine işaret etti. “Eğer ‘el feneri bombalı saldırı’ o dönemde her yönüyle araştırılsaydı bugün 10 kişi ölmeyecekti hatta Walter Lübcke dahi yaşıyor olacaktı” dedi.

Nürnberg’deki bombalı saldırının tam 14 yıl sonra yani 2013 yılında NSU’nun gerçekleştirdiğinin saptandığına işaret eden Bozoğlu, “Ne yazık ki, kurumsal ırkçılık körleşmeye yol açıyor. Bombalı saldırıda ırkçı yapılarla bağlantıyı araştırmak yerine kurbanların yakınlarını suçlamayı terich ettiler. Bu da güvenlik birimlerindeki ırkçı bakışı gözler önüne seriyor” dedi.

Dosyanın aydınlatılması için Bavyera Eyaleti Yeşiller Meclis Grubu olarak 72 soru içeren 3 önerge sunduklarını, 20 Ocak 2021 tarihinde ise Bavyera İçişleri Bakanlığı’ndan yanıt beklediklerini kaydeden Yeşil siyasetçi, halkın Bavyera’da II. NSU Araştırma Komisyonu kurulması için şu ana kadar 2 binden fazla imza topladığını da belirtti. Bozoğlu, Bavyera hükümetinin araştırma komisyonunun kaderinin henüz belli olmamasına rağmen NSU dosyalarının ve bilgileusı silinmesi için harekete geçmesinin, akıllara “Yeni bir dosya yok etme sürecini mi yaşıyoruz?” sorusunu getirdiğini kaydetti.

Birlik’90 / Yeşiller Bavyera Eyalet Meclis Grubu Göç ve Uyum Sorumlusu Cemal Bozoğlu ile NSU dosyasının aydınlatılması girişiminin ayrıntılarını konuştuk:

“DEVLETİN ZAFİYETİ VARSA AÇIĞA ÇIKARILMALIDIR”

– Bavyera Yeşiller neden NSU dosyasının aydınlatılması için eyalette yeniden harekete geçti?

CEMAL BOZOĞLU – Yeni dönem meclis süreci başladığında mahkeme de sonuçlanmak üzereydi. Daha sonra NSU konusunda toplumu ikna edecek bilgilendirmeyi görev edindim. Meclis grubunda yaptığımız görüşmelerde de ihtiyaç olduğu görüşü hâkim oldu ve bilirkişi raporu konusunda arar aldık. Bir yıl sonra sonuçlar elimize ulaştı. Almanya’da kurulan 13 araştırma komisyonunda Bavyera’yı ilgilendiren kısımları tespit ettik. Açıklanması gereken bölümleri tespit ettik. Çalışma programı belirledik. Bilgi eksikliği, cezalandırılmamış kişiler varsa araştırılması ve devletin zafiyeti konusunda açığa çıkarılması konusunda 3 soru önergesi verdik. Ağırlıklı olarak Nürnberg çevresi… Üç öldürme bir bombalama olayındaki karanlık bölümlerin aydınlatılması için soru kataloğu sunduk. 20 Ocak’ta içişleri bakanlığından yanıt bekliyoruz.

“TOPLUMUN VİCDANI RAHAT DEĞİL”

– Neden ikinci bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ettiniz? Bu girişiminize bir sonuç alabileceğinize inanıyor musunuz?

CEMAL BOZOĞLU – Araştırma komisyonu isteği sivil inisiyatif ve kurban yakınlarından geldi 2 bin imza toplantı halen toplanıyor. Şubat mart aylarında meclis gündemine gelecek. Burada ikinci bir komisyon kurulup kurulmayacağı kararlaştırılacak. O döneme dek sürece katkıda bulunmak istiyoruz. Bavyera’daki komisyon ülkede kurulan ilklerden biriydi. Çok kısa sürede sona erdirildi. Çünkü meclis dönemi kapanıyordu ve seçimlere gidilecekti. İşleri yarım kaldı diyebiliriz. Bu nedenle ikincisine ihtiyaç var. ‘Bunca yıl sonra neyi ortaya çıkaracaklar?’ denebilir, ancak toplum vicdanı açısından atılması gereken bir adım. Saldırıların en yoğun yaşandığı eyalet Bavyera’daki güvenlik teşkilatlarının eksilikleri konusunda yeterli adımın atıldığına inanmıyorum. Komisyonun tespitleri istihbarat ve emniyette alınacak tedbirlerde önem taşıyacak.

1999 NÜRNBERG BOMBA SALDIRISI

– Nürnberg’e neden odaklanıyorsunuz?

CEMAL BOZOĞLU – Üç öldürme olayı Nürnberg’de yaşandı. İlk NSU saldırısı yine Nürnberg’de yapıldı, 1999’da ilk bombalı saldırı gerçekleşti. Ve saldırının NSU tarafından yapıldığı 2013’te ortaya çıktı. Tam 14 yıl sonra. En başta üzerine gidilseydi öldürme olayı olmadan yakalanabilirdi. Boru bombası NSU saldırılarının bomba depolarındaki bomba materyalleriyle aynı materyaldi. O zaman her yönüyle gerektiği gibi araştırılsaydı, ortaya çıkarılabilirdi.

“IRKÇI SALDIRI ÜZERİNDE DURMADILAR”

-1999’daki bomba saldırısı neden I. NSU Araştırma Komisyonu’nda ele alınmadı?

CEMAL BOZOĞLU – Polisteki zafiyet diyebiliriz. Bombayı koyanları kurbanların çevresinde, yakınlarında aradılar. Araştırmalar bu yönde yoğunlaştırıldı ve ırkçı saldırı üzerinde durulmadı.

– Bunca yıl sonra kanıtlara, izlere ulaşmanız mümkün mü?

CEMAL BOZOĞLU – Ne olursa olsun, ne kadar sürerse sürsün araştırmak ve devam etmek zorundayız. Toplumun vicdanının rahatlatılması gerekiyor. Oktoberfest katliamında da 40 yıl sonra adalet yerini buldu, diyebiliriz. Saldırının ırkçı bir örgüt tarafından yapıldığı belirlendi. Tazminat kararları alındı. Hükümet özür dileyerek sorumluluğu da üstüne aldı. Süreç uzun sürecektir.

“YETERİNCE ARAŞTIRILSAYDI VALİ LÜBCKE YAŞIYOR OLACAKTI”

-NSU cinayetlerinin aydınlatılması ile Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke’nin infazı, Hanau saldırıları ve benzer birçok ırkçı terör saldırısının da açığa kavuşması mümkün müdür?

CEMAL BOZOĞLU – Walter Lübcke cinayeti kilit bir konudur. Devletteki bilinç yükselmesinde etkili oldu. Lübcke’nin katili Stepha E.’nin adı NSU davasında geçiyordu. NSU katilleri ile ilişki içerisinde olan kişilerden biriydi. Evi de Halil Yozgat’ın internet kafesine bir kilometre mesafede. Aynı zamanda Halit Yozgat’ın kafesinde saldırı esnasında görülen istihbarat çalışanı Andreas Temme, Walter Lübcke’nin bölümünde görevliydi. Bu ilişkilerin araştırılması gerekiyordu. Zamanında araştırılsaydı, el feneri bombalı saldırısı yeterince araştırılsaydı NSU cinayetleri olmayacaktı.

GÜVENLİK BİRİMLERİNDEKİ IRKÇI BAKIŞ AÇISI

Sözün kısası güvenlik zafiyetlerinin ortaya çıkmasında önemli noktalar. 1999’da Nürnberg’deki ilk saldırıda ‘Bunun ırkçı yapılarla bir bağlantısı olabilir mi?’ sorusu sorulsaydı tüm bu cinayetler işlenmeyebilirdi. Bu da güvenlik teşkilatındaki zafiyeti ortaya koyuyor. Bir muğlaklık söz konusu. NSU davası avukatı Mehmet Daimagüler bunun istihbarattaki ırkçı bakış açısından kaynaklandığını söylüyor. Araştırmacılar bu nedenle suçluları kurbanların çevresinde, Türklerde aradı. Kurumsal ırkçılığın yol açtığı bir körlük var.

İSTİHBARAT ELİYLE NAZİ ÖRGÜTLERi KURULDU

-Muhbirler konusuna gelince, NSU katilleri ile istihbarat ne derece iç içe geçmiş durumda?

CEMAL BOZOĞLU – Thüringen istihbaratının görevlendirdiği muhbirlerin devletin olanaklarıyla ırkçı ve nazi teşkilatlarını kurdukları ve geliştirdikleri tespit edildi. Thüringer Heimatschutz teşkilatı böyle ve bu üç NSU katilinin militanlaştığı bir örgüt. Bu nedenle istihbarat yapılanmasının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

YENİ BİR DOSYA YOK ETME SÜRECİNİ Mİ YAŞIYORUZ?

– Bavyera hükümetinin NSU dosyaları koruma kararını kaldırma planlarını kınıyorsunuz? Koruma kararının kaldırılması ne anlama geliyor?

CEMAL BOZOĞLU – Almanya’da bilgiler belirli bir dönem sonra silinmek zorunda. Özellikle 5 senelik bir süreç söz konusudur. Yasal bir durum ve doğrudur. Demokratik bir devlette olması gereken budur. Ancak NSU davasında birçok nokta açığa kavuşmadığından, ilişkiler ağının hâlâ canlı olabilmesi nedeniyle dosyaları koruma kararının devam ettirilmesi gerekiyor. II. Araştırma Komisyonu oluşturulduğunda bu bilgilere de ihtiyaç duyacaktır. Bavyera hükümetinin daha araştırma komisyonunun kaderi belirsizken bilgileri silmeye kalkması toplumda ‘Ne oluyor, yeni bir dosya yok etme sürecini mi yaşıyoruz?’ sorusunu akıllara getiriyor.

– Kamuoyunun NSU davasının aydınlatılmasına ilişkin ilgisi devam ediyor mu?

CEMAL BOZOĞLU – Halkın komisyon kurulması için imza toplaması hassasiyetinin devam ettiğini gösteriyor. Evet. Canlılığını koruyor. Bavyera’da ırkçı terörün 5 kurbanı için her yıl düzenlenen anma törenleri de ilgiyi ve hassasiyeti canlı tutuyor. 29 Eylül 2001’de Münih’te katledilen Habil Kılıç önümüzdeki yıl ölümünün 20’inci yılında anılacak örneğin. Bu etkinliklerde konu yeniden yeniden gündeme geliyor.

DOSYALAR KORUNMALI!

Öte yandan Yeşilller milletvekili Cemal Bozoğlu Bavyera hükümetinin NSU dosyaları koruma kararını kaldırmayı düşünmesini protesto ettiklerini ve II. NSU Meclis Araştırma Komisyonu kararı verilene kadar dosyaları koruma kararının devam etmesi gerektiğini belirtti.

IŞIN TOYMAZ – AUGSBURG

FOTO: Twitter