Otomatik bilgi paylaşımı: İyi uykular CHP, MHP, İYİP, HDP, AKP Avrupa örgütlenmeleri

Otomatik bilgi paylaşımı: İyi uykular CHP, MHP, İYİP, HDP, AKP Avrupa örgütlenmeleri
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

İktidar-muhalefet el ele yurt dışındaki milyonlarca Türkiye kökenliyi uçurumdan aşağıya yuvarladı. Özellikle de Almanya-Avusturya-Hollanda-Belçika hattındakileri. İktidar 2014’ten beri yolunu yaptı, muhalefet ise çıt çıkarmadı. Şimdi milyonlarca insanımız yasalar karşısında potansiyel suçlu olarak duruyor. Hele Almanya’dakiler…

Yurtdışı Türkleri, küresel vergi kaçakçılığıyla mücadeleyi hedefleyen “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimi Anlaşması”na iktidar-muhalefet eliyle  adeta kurban edildi.

Aslında Türkiye dışındaki 6 milyon da değil pusuya düşen, Türkiye’deki yakınlarıyla 20 milyona yakın insanımız bu tsunamiye karşı ne bilgilendirildiler ne de uyarıldılar.

Sadece iktidarlar mı?

Muhalefet de bu oyunun bir parçası oldu.

Çok çirkin bir oyun bu.

HER KRİZDE ÇAĞIRDILAR, HER DEFASINDA KANDIRILDILAR

Objektifi daraltarak devam edelim: Her krizde “yastık altı paralarınızı çekinmeden buraya getirin” telkinlerine kanan Avrupalı Türk aslında bu konuda antrenmanlı.

Geçmişte kimler tokatlamadı ki?.. Kombassan, Yimpaş, Jet-Pa ardından Merkez Bankası. Şimdi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla finans bilgileri değişimi anlaşması.

Avrupalı Türkler her defasında bu tuzağa bile isteye düşüyor neredeyse. Nedeni belli. Hâlâ kendisini Avrupa’da yaşayan yetkin bireyler olarak göremiyor. Göbek bağını kesemiyor. Yaşadığı ülkeninki değil onun Cumhurbaşkanı, Reis. O ne derse olur.

Fakat her iktidara keşke böyle muhalefet kısmet olsa.

“Neden kazan kaldırmadınız? Neden yıllarca kampanya üstüne kampanya yapmadınız. Neden oylarına talip olduğunuz milyonları Avrupa’da kendi kaderine bıraktınız? Bunun müthiş bir iktidar mücadelesi olduğunu da mı düşünemediniz? İnsanlarımızın nasıl satıldığını niye ortalığı ayağa kaldırarak, çözüm komisyonları örgütleyerek anlatmadınız? Zor mu geldi? Avrupalı Türklerin belki de en hayati konularından birinde ortalarda yoktunuz, peki siz neden bu ülkelerde örgütlendiniz?” diye sormazlar mı adama?

Soracaklar.

Hem iktidardan hem de muhalefetten!

VATANDAŞIN BAŞI ÖNE EĞİLDİ

Bu işin içindeki gerçek çeteleri, vergi kaçıranları, kara para aklayanları, uluslararası yolsuzluk yapanları kenara çekerek söylemek gerek: Avrupa’da yaşlısı genci maliyeye davet edilecek, kendisine potansiyel suçlu gözüyle bakan memurların üstten bakışları altında mahcubiyet içinde hesap verecek insanlarımız.

İnsanımızın içine düşürüldüğü, onuruyla oynandığı bu durumdan herkes sorumlu!

Sadece devlet, sadece siyaset mi?

MEDYA DA ADAM YERİNE KOYMADI

Göçün 60’ıncı yılında beş kuşaktır Avrupa’da yaşayan insanına hâlâ hiç sıkılıp utanmadan “Almancı”, “gurbetçi” diye hitap eden Türk medyası da 6 milyonun ateşe atılmasında en az devlet büyükleri, politikacılar kadar sorumlu. Yurtdışındaki 6 milyonu yok saydı medya. Başlarına gelecekleri,  adam yerine koyup programlarında anlatmadı.

Neden mi?

Yurtdışı Türklerinin Türk medyasında haber değeri yok da, ondan.

Otomatik bilgi paylaşımı, turnusol kağıdı gibi muhakkak, her türlü vergi kaçakçılığını ortaya çıkaracak ama hedeften sapmamak gerek:  Bu anlaşma, sonuçta ”kara para aklayan” suç örgütlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılıyor. Konuyla ilgili bugüne dek CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer bir yıldır konuyu gündeme taşıyor. Tavak Vakfı Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen de makaleleri ile uyarılarını yaptı.

Hepsi bu kadar.

Avrupa’daki CHP örgütlenmeleri, İYİ Parti yapılanmaları, HDP, AKP’nin Avrupa ayağı UİD  derin uykudalar. Biz böyle iyimser düşünmek istiyoruz, yoksa muhtemelen bu küçük işlerle ilgilenmek istemiyorlar. Herkes yerinden memnun. Yan gelip yatarken mağdur rolü oynamayı ve her fırsatta ağlayıp sızlamayı, iktidara sövmeyi yeterli siyaset sayıyorlar. “Bunlar gidici, yerlerine biz geliriz” hesapları içindeler. 

Ülke topyekûn çürümüş, biliyoruz, ama bunu uluslararası arenada kamuoyunun gözüne bu kadar sokmaya meraklı olmak…

İktidar cephesi malûm: Erteleme çağrılarına Ankara ısrarla yanaşmıyor. Gerçi hâlâ mümkün, ama geri adım atmamaları çok düşündürücü.

Kimse ahmak değil: Uluslararası finans kanallarını, sermaye-para akışını kesmek, iktidar çevreleri için hayati önemde. Milyarları geçtik, neredeyse trilyonlar bu nedenle yerinde sayabilir. Zaten çökmüş ülke ekonomisi bir anda ortadan kalkabilir. Bu arada Türkiye’den “söğüşlenen” paraların finans kanalları üzerinden peçeli aktarımı bile tehlikeye düşebilir. Ama bu, başka bir hikâye, ileride bir biçimde değineceğiz.

BU TSUNAMİNİN ALTINDA MAFYA DEĞİL SADE VATANDAŞ KALACAK

Ancak bir hukuk devletinin kendi vatandaşını bilgilendirmeden böyle kritik bir adım atması, oldu bittiye getirmesi  beraberinde dev bir tsunamiyi de getiriyor. Ve bu dalganın altında mafya değil “sade vatandaş” kalacak büyük bir ihtimalle. Kara para peşine mi düşülüyor, yoksa zaten altın çağını gerilerde bırakalı yıllar olmuş, ekmek mücadelesi veren vatandaşın birikimleri ile sus payı mı veriliyor, belli değil.

Bunun tekrar yaşanmaması için Avrupa’daki Türklerin yaşadıkları ülkelerde yatırım yapmaları ve göbek bağlarını Türkiye ile kesip ayaklarının üzerinde durmaları gerekiyor. Zaten ve iyi ki tüm bunlar Avrupa’daki Türkiye kökenlileri o tarafa doğru evriltiyor.

Yurtdışındaki insanını bir iki değil milyonlarca vatandaşını yalnızlığa iten,  anlaşmayla satan, “suçlu” damgası yemesini umursamayan başka bir ülke var mıdır, bilmiyoruz, ama Avrupa’dan bakınca iktidar ve muhalefet adına sadece utanıyoruz!

İktidarmış!

Muhalefetmiş!

Gerçekten, hiç mi utanması yok bu “birbirine muhalifmiş gibi yapan ikbal avcılarının”?

IŞIN TOYMAZ – STUTTGART

FOTO: A.A.