“Oui c’est possible”: Fransa’da sandıklara sol ve yeşiller ortaklığı damgasını vurdu

Fransa’da pazar günü seçim sandıklarından bütün Avrupa’yı etkileyebilecek bir değişim rüzgârı çıkar mı? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel, bunun bazı işaretlerinin şimdiden alındığına dikkat çekiyor.

Evet mümkün: Fransa’da Sol ve Yeşiller ortaklığını/birliğini kurmak ve zafer kazanmak mümkün: Yıllardır Paris, Marsilya, Lyon gibi üç büyük kent başta birçok kent ve kasabada ve köyde başaran Sol ve Yeşiller ortaklığı, ulusal düzeyde de milletvekili seçimlerinin birinci turunda bunu başardı, 12 Haziran 2022’de.

Geç olması, hiç olmamasından iyidir.

Yıllardır böyle bir ortaklık kurulmasını, böyle bir tavır takınılmasını savunanlar derin bir nefes alabildiler. 2002’de Lionel Jospin’in ve daha sonra birkaçının daha yaptığı acemilik yinelenmedi. Oysa öteden beri ve François Mitterrand sayesinde biliyoruz ki Sol’un kazanabilmesi için cumhurbaşkanlığı seçimine tek adayla girmek, milletvekili seçimlerinde ise daha ilk turda ortaklık kurmak şart.

Sol ve Yeşiller geçmiş ama unutulmamış geçmişiyle yeniden bağ kurdu. Başarı ikinci turda sürerse NUPES, sol partilerin ve Yeşiller’in milletvekili sayısını iki katına çıkaracak. Melenchon’un partisi LFI’yi örnek alırsak milletvekili sayısını belki on kat artıracak: 150  veya 175’e çıkararak…

NUPES İLE GELEN

NUPES 577 seçim bölgesinin 406’sında ikinci turda yarışacak. Ülkenin birinci siyasi gücü olduktan sonra en çok milletvekiline sahip de olacak mı? Bu pazar 19 Haziran’da göreceğiz…

Evet mümkün, bu ortaklığı muhalefetin lokomotifi, en çok milletvekiline sahip gücü konumuna dönüştürmek mümkün. Birinci tur sonuçlarına göre birinci konumunda olan NUPES, Macron’u destekleyen Ensemble isimli ortaklıktan bir puan önde. Bu fark çok önemli değil, ama sembolik önemi ortada. Nitekim bu nedenle Macron ve İçişleri Bakanı Ensemble’ın birinci olduğunu ileri sürdüler. Ama aklı başında olanlar ve bu arada Le Monde gazetesi bile, ayrıntılı bir şekilde rakamları verip cumhurbaşkanının ve bakanının yanlış hesaplarını açıkladılar.

Bir örnekle yetineceğim: Fransa’nın “deniz ötesi topraklarından” La Reunion adasında NUPES adayının aldığı oylar NUPES adına kaydedilmemiş: Sebep? Adayın başka bir parti ismiyle seçime katılması (!). Oysa NUPES, ortaklarının “deniz ötesi topraklar”da farklı, tarihi, bağımsızlık veya daha geniş özerlik isteyici isimler taşıyan parti renkleriyle seçime katılabileceklerini öngörüyor. Öteden beri ve bilhassa sömürgeciliğin bıraktığı kalıntılara, emir verici kötü alışkanlıklara bağlı metropol partilerinin yerel kardeş partilere isim dayatması Sol’da ve Yeşiller’de geçerli değil. Ama İçişleri Bakanı kendi ortaklığının birinci olduğunu özellikle vurgulamak için bu tür artık tarihe karıştığı sanılan ayak ve el oyunlarına başvuruyor. Adını vermediğim bakanın, bu tür “numaraların ustaları” Sarkozy ve Charles Pasqua takımından geldiğini de unutmadan eklemeli. Huy çıkmıyor ki!

Bir katkı daha: Bakan birinci olduğunu iddia ettiği ortaklığının ne kadar oyla önde olduğunu özel olarak belirtmiyor: Yazmalı: 22 bin kadar. Belki biraz daha fazla. NUPES’in birinci olduğunu ispat eden rakamlar ise onun bir puan önde olduğunu gösteriyor.

Evet maç sıkı. NUPES birinci turda seçim sandığına gitmeyen 23 milyon seçmeni ikna etmek, onların seçime katılmalarını sağlamak için uğraşıyor. Hele kamuoyu yoklamalarının rakamlarına göre seçime katılmayanlar arasında NUPES’i tercih ettiklerini açıklayan gençlerin çoğunlukta olduğu da bilinince. Evet, inanılacak gibi değil, ama 18-24 yaş grubunda seçime katılmayanların oranı yüzde 69, 25-35 yaş grubunda yüzde 71.

ANKETLER GERÇEĞİ YANSITIYORDU

İki tur arasındaki bir haftada NUPES yöneticileri ve adayları özellikle bu meseleye bir çare bulmak için koşturdular. Başarılı olacaklar mı? Göreceğiz. Ama şimdiden şunu yazmak mümkün:

Birinci tur rakamları belli oluncaya kadar birçok kişi ikircikliydi: NUPES’e oy verecekler bile anket sonuçlarına inanmak istemiyordu. NUPES’e verilecek oyların, elde edilecek milletvekili saysının abartıldığını sanıyordu. Rakamlar resmen belli olunca en ikircikli seçmen bile şunları söylebildi: “Jean-Luc Melenchon ve NUPES seçim kampanyasını en iyi biçimde yürüttü, birinci siyasi güç olmayı başardı. Bu işleri nasıl yaptığını gösterdi. Gözler önüne serdi. Sonrası için güven verdi. Desteğim sürüyor.”

Bu güç yanında yeni gençlerin, daha az gençlerin, kadınların (bilhassa) ve emekçilerin daha çok sayıda NUPES adaylarına oy vermeleri bekleniyor. Seçime katılmayanlardan bir milyon kadarı bile oy sandığına kadar gidip oyunu kullansa ve NUPES’e oy verse bu iş kotarılabilir.

Evet Sol takımlarda ve Yeşil’in bütün nüanslarında coşku yüksek. Bu coşku 19 Haziran’da Bastille Meydanı’nda kutlanmayı hak ediyor. Tarihi yüzler, günümüzün gençleri, kadınları, erkekleri ve çocukları bu kanıda.

BAŞKAN VE ADAMLARINDA PANİK HALİ

Hele Macron takımındaki panik halini görseniz. Bir-iki örnek:

Eski Milli Eğtim Bakanı ikinci tura bile kalamadı. İkinci tura kalan eski ve yeni bakanların birkaçının seçilmesi çok zor. Macron ve ortaklarının Meclis’te kesin çoğunluğu elde edemeyeceği belli. Belki birinci siyasi güç olmayı bile yitirecek. İşte bu noktada NUPES onun yerini almaya aday. Siyaset doğa gibidir: Boşluğu sevmez.

NUPES en çok milletvekiline sahip olursa siyasi geleneğe göre Macron’un Melenchon’u başbakanlıkla görevlendirimesi bekleniyor. Başka birini bu göreve getirirse, kurulacak hükümet Meclis’ten güven oyu alamayacağından siyasi bunalım ortaya çıkabilecek ve sonuçta Macron ya Melenchon diyecek ya da Meclis’i feshedip yeni seçimlere zorlayacak. Böyle bir şeyin feshedene yaramadığını Chirac örneğiyle biliyoruz. Umarım böyle bir şey Macron’un başına gelmez.

Uzmanlar, “Ultraliberal, zenginlerin ve çok zenginlerin cumhurbaşkanı ama yine de epey akıllı bir aydın, deneyimli bir banka memuru olan Macron ülkesini siyasi bunalıma sürüklemez” diyor. Biz de onların yalancısıyız.

Macron’la beş yıl da yetti hani. Artık yeni bir sayfa açılsa: Hakiki Sol, gerçek Yeşil. Yoksulluk, yolsuzluk, yurdumduymazlık azalsa bir parça. Kötü mü olur?

Prof. Dr. M. ŞEHMUS GÜZEL – PARİS

FOTO: AA