Piyasalara sürülen trilyonlarca avronun eritilmesi gerek: Almanya yüzde 3.8’lik “enflasyon canavarının” pençesinde

Piyasalara sürülen trilyonlarca avronun eritilmesi gerek: Almanya yüzde 3.8’lik “enflasyon canavarının” pençesinde
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Tüketici fiyat artışlarının yıllık artış oranının yüzde 4’e yaklaşması, Alman medyasının gündemine bir bomba gibi düştü. “Bunun arkası gelir”  korkusu yayılıyor. Bild gazetesi sürecin geldiği noktayı manşetten “Enflasyon şoku! Her şeyin fiyatı artacak” başlığıyla verdi. Siyaset sınıfı sessiz kalırken, medyadaki yorumlarda bu yılın ücretliler açısından yitirildiğine dikkat çekildi. Avrupa piyasalarındaki karşılıksız trilyonların eritilmesi için yoğun bir enflasyon döneminin açılacağını savunan iktisatçılar haklı çıktıklarını hatırlatmaya başladı.

FRANKFURT- Genel seçimlere 8 haftadan az bir zaman kala Alman siyasetinde beklenmedik depremleri tetikleyebilecek bir “ekonomik” gelişme yaşandı ve Avrupa’nın en büyük ekonomisinde bir anda alarm zilleri çalmaya başladı. Federal İstatistik Dairesi, temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre enflasyonun yüzde 3,8 oranında bir artış gösterdiğini bildirdi. Bu rakamların, ekonomiyi enflasyondan çok daha tehlikeli bir devalüasyon çemberinden kurtardığını, dolayısıyla şükredilmesi gerektiğini savunanlar olduğu gibi, gelecek yıla kadar özellikle dar gelirlileri zor zamanlar beklediğini kaydedenler de dikkat çekti.

Yeni açıklanan rakamlara göre, Almanya’daki tüketici fiyatları son 13 yılın en yüksek artışına sahne oldu. Ayrıca bu tür bir sıçramalı yükselişe en son 1993 yılında rastlandığı belirtildi. Birçok uzman, “Bu daha başlangıç” çizgisinde yorumlar yaparken, tüketici fiyatlarının önümüzdeki aylarda yeni sıçramalar yaşayabileceği savunuldu.

Yeni rakamlara göre, Avrupa’nın en büyük ekonomisinde finans krizinin patlak verdiği 2008 yılından bu yana enflasyon ilk kez yüzde 3 oranının üzerinde çıktı. Bu çıkışın enerji girdilerindeki artışlardan kaynaklandığı vurgulandı. Enerji girdilerindeki yıllık ortalama fiyat artışı yüzde 11,6 olarak saptandı. Böyle sıçramalı bir büyümeye, geçen yılki salgın sırasında üretimin düşmesi ve dolayısıyla enerji girdilerine olan talebin gerilemesi neden oldu. Salgının etkisinin hafiflemesi ve üretimin artmasıyla enerji girdilerine olan talep artınca, fiyat artışları da kaçınılmazlaştı. Gıda fiyatlarında yüzde 4,3 oranında bir yükselme saptanırken, kira ve benzeri hizmet fiyatlarında artış ise sadece yüzde 1,3 oldu. Bu son rakamların ağırlığı, enflasyondaki artışın yüzde 4 sınırının altında kalmasını sağladı.

ÜCRET ARTIŞLARI VE EMEKLİLER

Pandemi sürecinde yüz binlerce insan işini yitirdi, milyonlarca çalışan da kısa çalışmaya geçti ve gelirleri büyük oranda düştü. 2021 yılındaki toplu sözleşmelerde alınan ücret zamlarının, son fiyat artışlarının gerisinde kalacağı, dolayısıyla enflasyonun neden olduğu kaybı karşılayamayacağı açıklık kazandı.

Salgın gerekçesiyle toplu sözleşmelerde geçen yıl yüzde 2 civarında bir artış sağlanabilmişti. Bu yıl ise yüzde 1.6’lık bir ücret artışı sağlanabildi. Toplu sözleşmelerle bağlantılı emekli maaşlarının da bu gerilemeden payını alacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Çalışanların gelirlerinde açık bir gerilemeyi gösteren bu sürecin sandığa da yansıyabileceği belirtililiyor. Dar gelirli milyonlarca insanın 26 Eylül’deki genel seçimlerde bu gerilemenin hesabını sorabileceği sanılıyor. Böyle bir tutum, olmadık sürprizleri Alman siyaset sahnesinin orta yerine oturtabilir, örneğin bir yanda Yeşiller, diğer yanda AfD’nin simgelediği aşırı sağ ve popülist bir çizgi büyük sıçramalar da gösterebilir.

YILLIK ENFLASYON YÜZDE 5’İ DE GEÇER Mİ?

Geçen yıl Katma Değer Vergisi’nde yapılan indirimin bu yıl başından itibaren yüzde 19 ve yüzde 7 gibi tekrar eski oranlarına dönmesi de tüketici fiyatlarına yukarı çekici bir etkide bulundu. Bütün bu etkenlerin göz önünde tutulması halinde, yıllık enflasyonun bu yıl sonunda yüzde 5 sınırını geçmesi sürpriz olmayacak.

Ayrıca geçen yıl dünya piyasalarında enerji fiyatları gerilemişti. Şimdi eski düzeyine dönmüş durumda. Bunun yanı sıra, Almanya’da ocak ayında beri dizel, benzin, kalorifer yakıtı ve doğalgazdan çıkan her ton karbondioksit için 25 avro bir ek “cezai” gider ödeniyor. Bunlar, enerji fiyatlarındaki artışın ardında yatan nedenleri açıklayabiliyor.

Enflasyon rakamları, Alman medyasında büyük bir telaşla ele alındı. Sağ politikalara yakınlığını gizlemeyen “Bild” gibi ülkenin en çok çok satışlı ve izleyicili bir yayın organı, analog ve dijital ortamlarda yayılan yorumlu haberlerinde, yüzde 3,8’lik artışı bir felaketin başlangıcı gibi sundu.

Birçok uzmana göre, Avrupa’nın bu en büyük ekonomisinin 2022’den önce olumlu bir gelişme sürecine girmesi çok zor. 

YENİ POSTA – FRANKFURT

GÖRSEL: Gerd Altmann / Pixabay.com