Popüler kültürün bir dönem büyük ismiydi: Raffaella Carra’nın vefatı televizyon dünyasını yasa boğdu

Popüler kültürün bir dönem büyük ismiydi: Raffaella Carra’nın vefatı televizyon dünyasını yasa boğdu
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

İtalyan televizyon yıldızı, sanatçı Raffaella Carra 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sadece ülkesi İtalya’da değil, başta İspanya ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa ve Amerika’da sevilen TV ikonu Carra’nın vefatı, hayranlarını ve şov dünyasını yasa boğdu. Sanatçı ve RAI’deki şovları, 70’ler ve 80’lerdeki Türk televizyon izleyicisine de yabancı değildi.

Raffaella Carra’nın 5 Temmuz’daki vefat haberini, “Raffaella bizi bırakıp, insaniyeti, benzersiz gülüşü ve olağanüstü yeteneğinin sonsuza dek parlayacağı daha iyi bir dünyaya gitti” sözleriyle, sanatçının uzun yıllar hayat arkadaşı olan Sergio Iapino verdi.

Televizyon sunucusu, şarkıcı, dansçı, oyuncu Raffaella Carra, 70’li yıllardan 2020’ye kadar Rai’da sunduğu programlar, şovları, şarkıları ve özel hayatındaki skandalsız sıradan yaşamıyla İtalyan tv’sinin kraliçesiydi. Sunduğu “Canzonissima”, “Carramba”, “Raffaella venerdi, sabato e domenica”, “Hola Raffaella” gibi televizyon eğlence programlarıyla sadece İtalya’da değil, diğer Batı ülkelerinde de popüler bir sanatçı, tanınmış bir şarkıcıydı. Uzun yıllar süren başarılı kariyeri boyunca 60 milyondan fazla plağı satıldı.     

Şovlarında ne kadar cesursa, özel hayatında da o kadar mütevazıydı Carra. Basit bir tahta tabutta gömülmeyi vasiyet eden sanatçı, skandalsız sıradan, sakin bir hayat yaşamayı seçmiş, tv şovları, programları, şarkıları dışında gündemde olmamaya özen göstermişti. Çok istediği halde çocuk sahibi olamamış, ama onlarca çocuğu evlat edinmiş, Amore adlı tv programı sayesinde yaklaşık 150 bin fakir çocuğu uzaktan evlat edindirmişti. Raffaella Carra, aynı zamanda kadın ve LGBTİ haklarının da sıkı savunucularındandı.   

TV DÜNYASININ İLK SHOW YILDIZI

Yaptığı programlar ve show’larıyla televizyon tarihine geçen sanatçının asıl ismi Raffaella Maria Roberta Pelloni’dir ve 18 Haziran 1943’te Bologna’da doğmuştur. Uzun yıllar süren başarılı kariyeri boyunca kullandığı sahne ismini ise, senarist ve televizyon yönetmeni Dante Guardamagna’ya borçlu: Adını ressam Raffaello Sanzio ile ilişkilendirerek, dansçı ve şarkıcı Pelloni’ye fütürizmin ustalarından ressam Carlo Carra’nın soyadını verdi. Böylelikle Raffaella Carra doğmuş oldu.

Tempo di Danza (1961) programında ve müzikal komedi Scaramouche’de (1965) ilk kez televizyon ekranında görülen Carra, 1970’deki Canzonissima programıyla halk tarafından tanındı ve siyah beyaz televizyonlu yılların ilk şov kızı oldu.

Dansçı, şarkıcı, oyuncu, sunucu ve yazar… Bunların hepsini kusursuz biçimde yapmasını bilen, hani derler ya “dört dörtlük” bir sanatçıydı Carra. Televizyonun siyah beyaz olduğu 70’li yıllardan itibaren şovlar sırasında ekran başındakilere sunduğu dansları, kostümleri, şarkılarıyla kışkırtıcı, ama aynı zamanda güven verici bir karakterdi. Bu özellikleriyle nesiller boyu tüm İtalyanlara kendini sevdirmeyi başarmıştı. 2020 sonbaharında İngiliz the Guardian gazetesi, sanatçıyı Avrupa seks sembolü olarak taçlandırmış ve “Avrupa’ya seksin mutluluk olduğunu öğreten kültürel ikon” olarak nitelendirmişti. 

Sinema filmlerinin de aranan oyuncusu olan Carra, şovlarında giydiği o yıllar için “skandal” sayılan kışkırtıcı kıyafetleri ve danslarıyla toplumsal davranış ve alışkanlıklarda devrim gerçekleştirdi. Örneğin 9 Ekim 1971’de Corrado ile birlikte Rai ulusal tv kanalının cumartesi gecesi sunduğu hafif müzik yarışması Canzonissima’nın dokuzuncu programına, göbeğini açıkta bırakan daracık bir elbiseyle çıkmıştı. Dünya televizyon tarihinde ilk kez gencecik bir kadın sunucu böyle “skandal” bir elbise giyme cesareti gösteriyordu. İtalya’da ve Batı’da yankı uyandırmış, günlerce süren sonu gelmez tartışmalara yol açmıştı.

DÜNYA EŞCİNSEL SİMGESİ CARRA

Televizyon dünyasında ilklerin sanatçısı Carra, LGBTİ haklarının da sıkı savunucusuydu. 1978 yılında eşcinsel bir arkadaşı için “Luca” şarkısını söylemiş, 1979 yılında kendisiyle yapılan bir söyleşide, “İnsanların eşcinsellere kötü gözle bakmamalarını istiyorum. Karşılaştıkları insani ve sosyal sorunlar göz önüne alındığında, saygı duyulmaya ve hatta biraz hoşgörüye hakları var” demişti.

2011’de ise Roma’daki Gay Köyü’nün 10. kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir iyi dilek mesajı yayınlamıştı: “Toplum içinde yaşama kurallarına saygılı, kimseye zarar vermeyen her birey, kendi yaşam tercihlerini belirleme özgürlüğüne hakkına sahiptir. Aşkın cinsiyeti, yaşı ya da koşulu yoktur.”

2011’de, eşcinseller dünyasının bir simgesi haline gelmiş olan Raffaella Carra’nın “A Far l’amore comincia tu” (Sevişmeye sen başla) adlı şarkısı Bob Sinclair tarafından remikslendi. Uluslararası çapta büyük popülerlik kazanan bu şarkı, o yılın Gay Pride marşı seçildi ve Paolo Sorrentino, şarkıyı “Great Beauty” filminin müziği yaptı.

Her fırsatta eşcinsellerin haklarını savunan Raffaella Carra, 2017’de Dünya Eşcinsel Simgesi ödülünü de almıştı.

Vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenen İtalya, dünya televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başarmış, ilklerin sanatçısı Raffaella Carra’yı hüzün ve özlemle sonsuzluğa uğurluyor.

Toprak incitmesin Raffa! 

BİRGÜL GÖKER PERDİSA-BOLOGNA