Prof. Dr. Faruk Şen’in yorumu: Türkiye-AB Zirvesi’nde “dağ fare doğurdu”

thumbs_b_c_ef71c34d99d03fc4d714c26cf146e6b4
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

İlişkilerin kopma noktasına geldiği Ankara-Brüksel ilişkilerinin Ankara zirvesini TAVAK Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen değerlendirdi. Prof. Şene göre, görüşmelerden “ciddi bir yaptırım” çıkmadığı gibi genelde “iyi bir gelişme” de gözlenmedi.. 

Türk-Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesini “Dağ fare doğurdu” sözleriyle değerlendirdi.

Prof. Dr. Faruk Şen’in Brandday’de yer alan değerlendirmeleri şöyle:

ARADA MESAFE VAR

“Türkiye-AB ilişkileri inişli-çıkışlı devam ediyor. Çıkışlı dediğimiz zaman olayı abartıyoruz. AB, Türkiye’ye yeni fasılları 4 yıldır açmadı. Karma Parlamenterler Komisyonu çalışmıyor. Türkiye, AB Zirvelerine çağrılmıyor. AB, “Balkanlardaki 5 ülkenin ve bölünmesi artık neredeyse kesinleşmiş olan Ukrayna’nın Batı’sını nasıl AB’ye alırım ve Rusya’ya karşı korurum” derken, Türkiye’ye Suriyeli geçici sığınmacıları tutması için “Acaba biraz daha para vermemiz lazım mı?” diye düşünüyor.

TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARSIZLIK AB’Yİ DE ETKİLER

Türkiye’de ekonomi-politik ve sosyal sorunların her geçen gün arttığı bir süreçte AB, Türkiye’ye akılcı yaklaşmalı. Bu ülkenin geleceği için AB’de elini…

Türkiye-AB ilişkilerinde AB, şimdiye kadar tek kale oynadı. Ceza sahamızın üzerinde “Yaptırım yapacak mı, yapmayacak mı?” diye bekledik.

Ciddi bir yaptırım yapmadı, iyi bir gelişme de çıkmadı.

AL-VER İLİŞKİSİ MODELİNE GEÇİLDİ

Dün Türkiye’ye gelen Ursula Von Der Leyen ve Charles Michel, topu çok iyi çevirdiler. Türkiye’yi kızdıracak açıklamalar yapmadılar. İstanbul Sözleşmesi, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi konulara yönelik biraz serzenişlerde bulundular. AB ülkeleri bu kadar serzenişleri Rusya’ya karşı da yapıyor.

Dünkü gelişmede AB katiyetle tam üyelik sözünü ağzına almadı. Yeni fasılların açılması konusunu da konuşmadı. “Suriyeli geçici sığınmacılar için biraz daha para verebiliriz, Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesini de düşünmeliyiz, ticaretimizi arttırmalı ve halklar arasında ilişkileri gözden geçirmeliyiz” dedi.

ÖZEL STATÜLÜ ORTAKLIK

Türkiye de maalesef AB’den ciddi bir istekte bulunmadı. Her ne kadar Türkiye olarak görüşmelerde tam üyeliği dile getirsek de, bu konuda AB kulaklarını tıkadı.

TAVAK Vakfı olarak devamlı önerdiğimiz AB ile özel statü konusu Türkiye tarafından dile getirilmedi. AB, Türkiye ile ilişkileri “Sen bana dokunma, bende sana dokunmayayım” atmosferine girdi. AB, “Doğu Akdeniz’e Oruç Reis Gemisi’ni yollama, Ege’de sesini çıkarma, Kıbrıs’ta iki devletli çözüm kapsamında anlaşmayı tamamıyla aklından çıkar” isteklerinde bulundu.

TÜRKİYE AB’YE TAVİZ VERİYOR

Dün akşam iki lider Brüksel’e dönerken mutluydular. İstediklerini elde etmiş, Türkiye’ye ile de çatışmamış ve gelecek için ümit vermemişlerdir. “Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesini istiyoruz, her seferinde düşünelim, uygulamaya koyalım” diyorlar.

Suriyeli geçici sığınmacılar konusunda ise daha 6 milyar euronun ödenmediği ortaya çıktı. 2018-2019 ve 2020 yılları için ödenmesi gereken 9 milyar euroyu ne Türkiye dile getirdi, ne de AB böyle bir sözü duymak istedi. Ziyaret uzun bir süredir bekleniyordu, fakat sonunda dağ fare doğurdu.

YENİ POSTA – İSTANBUL

FOTO: A.A.