Ressamdan politikacıya “geçmiş olsun” armağanı: “Hamide Akbayır portresi” sanatsal bir direnç oldu

Çalışmalarını Köln’deki atölyesinde sürdüren ressam Ali Zülfikar, sosyalist politikacı Hamide Akbayır’ın Türkiye ziyaretinde gözaltına alınmasını ve sonra da aylarca yurtdışına çıkışının engellenmesini “portreledi”.

 

Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyalet meclisi eski milletvekillerinden ve Köln İl Meclisi üyelerinden Hamide Akbayır, Türkiye’de 5 ay “rehin tutuldu”, ancak Federal Almanya Ankara Büyükelçiliğinin girişimleri sonucunda “seyahat yasağı” kaldırıldı ve Köln’e geri döndü. Akbayır, burada ressam Ali Zülfikar’ın atölyesinde, eski NRW Bilim ve Araştırma Bakanı Anke Brunn, Köln Meclisi üyesi Jörg Detjen, Wahnwache Köln e.V kurucularından gazeteci Adil Demirci ve AStA Köln öğrencileri adına Charlotte Gerards, komşularını temsilen Angelika Spielker-Jakop ve oğlu Merdan Akbayır ile bir araya geldi.

Hamide Akbayır, başından geçenleri ve buna tepkileri, sanata yansımasını değerlendirdi.

Medyaya yönelik toplantıda ev sahibi olarak söz  alan ressam Ali Zülfikar, Akbayır için hazırladığı yapıtla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Dev boyuttaki bu detaylı portre çizimini Hamide’ye borçuluyum. Bana ilham verdi. 360 x 250 cm ölçülerinde büyük boy bir reklam panosu gibi oldu. ‘Hamide’ adıyla kurgulanmış bir sanat projesi bu. Hamide’nin Türkiye’deki alışılagelen rehine siyasetinden kurtulabilmesi, serbest bırakılması için bir destek olarak bu adla bir proje ürettim. Türkiye’de yaşamının tehlikede olduğu görülüyordu. Onun rehin alınmasını sessizce izleyemezdim. Hamide’yi 20 senedir tanıyorum ve kendisi benim zor zamanlarımda hep yanımdaydı. Bu yüzden onun bu zor zamanında ona destek olmaya karar verdim. Bu eseri Köln Belediyesi Kültür Dairesi’nin desteğiyle hem ifade ve sanat özgürlüğümüzü korumak hem de Hamide’ye vefa borcumu ödemek için yaptım.”

KORKU İKLİMİNE KARŞI

Türkiye’de özellikle aydınlar üzerinde bir korku ikliminin egemen kılındığını hatırlatan Ali Zülfikar, kompozisyon tekniğiyle ilgi bilgi de verdi:

“Kompozisyonda, Hamide’nin gözlerindeki ifadeyi artırmak için mavi renk uyumuyla bir denge yakaladım. Mesela Köln Katedrali’ni gözlüğünün sağ camına kendisinin orada yaşadığını vurgulamak için yansıttım. Gözlüğünün bir diğer tarafına özgürlüğün simgesi olarak bir güvercini yansıttım. Hamide’nin Türkiye’deki durumuna ilişkin olarak da portresinin sağında Türkiye’deki evinin kapısına konulan ‘dikkat’ bandı ve adalet bakanlığı mührünü yerleştirdim.”

Türkiye’deki baskılara sanatın olanaklarıyla bundan önce olduğu gibi bundan sonra da karşı çıkacağını belirten Zülfikar, mevcut korku ikliminin hastalıklı bir duruma karşılık geldiğini, bu siyasetle sanatçıları toplumsal dinamiklerden uzaklaştırma ve sindirmenin hedeflendiğini belirtti. Ali Zülfikar, Selahattin Demirtaş için de bir proje düşündüğünü kaydetti.

DAYANIŞMANIN ÖNEMİ

Hamide Akbayır da konuşmasında içinden geçtiği dönemi kendi sözleriyle aktardı. Geçen yılın eylül ayından beri Türkiye’de yurtdışına çıkması yasaklanarak tutulduğunu, ancak Almanya’da “her düzeydeki dayanışma ile kendisinin şimdi burada olmasının sağlandığını” vurgulayan Akbayır, Federal Dışişleri Bakanlığı’na mektup yazan mahallesindeki komşusundan, bir imza kampanyası başlatan Köln Üniversitesi’ne kadar kendisine destek veren bütün kurum ve kişilere teşekkür etti.

Sadece Alman vatandaşı olduğunu hatırlatan Hamide Akbayır, Türk ve Alman güvenlik birimleri arasındaki bilgi alışverişinin acı sonuçlarına dikkat çekerek, kendi durumunda olanlara gerekli uyarılarda bulunmadığı için Alman siyasetini de eleştirdi. Akbayır “Yeni federal hükümet eskisi gibi devam etmemelidir” uyarısında bulundu.

YENİ POSTA – KÖLN

FOTO: Berthold Bronisz