Savaşın mağlupları: Avrupa’da hububat acil planı yapılacak

Bu savaşın bir tarafında Rusya, diğer tarafta Ukrayna görünse de, aktif olarak dahil olmasalar da ABD’den İngiltere’ye, AB ve NATO’ya kadar çok aktör var. Sonucu her ne olursa olsun, bu savaşın bir galibi olacak mı sorusundan çok, mağlupların kimler olacağı sorusu önemli.

Avusturyalı şair, oyun yazarı ve romancı Ingeborg Bachmann, savaş sonrası Alman edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Savaş karşıtıydı. Nükleer silahlara karşı bir komitenin de üyesiydi. 1973’te Roma’daki evinde çıkan yangında ağır yaralanarak 47 yaşında yaşamını yitirdi. 1977’den beri verilen Ingeborg Bachmann Ödülü, edebiyatta çok saygın bir yere sahip. Bu ödülü 1991’de “Hayat Bir Kervansaray” isimli romanıyla Emine Sevgi Özdamar kazanmıştı.

Bachmann’ın “Her gün” isimli şiiri “Savaş ilan edilmiyor artık, sürdürülüyor” diye başlar. Avrupa’da da sürdürülen bir savaşa tanık oluyoruz. Yaşananlar son derece üzücü. Bu savaşın bir tarafında Rusya, diğer tarafta Ukrayna görünse de, aktif olarak dahil olmasalar da ABD’den İngiltere’ye, AB ve NATO’ya kadar çok aktör var. Sonucu her ne olursa olsun bu savaşın bir galibi olacak mı, sorusundan çok mağlubu/mağlupları önemli. Bu savaşın mağlupları da ölenler, yaralananlar, ülkesini terk edenler…

UKRAYNA’DAKİ SAVAŞIN TÜRBÜLANSI

Bu savaş küresel ekonomiyi etkisi altına aldı. Yarattığı ciddi bir türbülans var. Bu türbülansın artarak devam etme riski yüksek. Petrol, gaz, kömür, madenlerin dışında tarımsal emtia fiyatlarındaki yükseliş de sürüyor. Özellikle dört temel üründe. Tahıl, bitkisel yağ, yem ve gübre hammaddeleri. Ukrayna ve Rusya dünya buğday ihracatının yüzde 29’unu, mısırın yüzde 19’unu, ayçiçek yağı ihracatının yüzde 80’ini oluşturan iki tedarikçi ülke olarak biliniyor.

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, geçtiğimiz günlerde “Tarım Platformu”nda şöyle yazıyordu. “Özellikle Ukrayna, dünyaya yaklaşık 60 milyon ton tahıl ihraç ediyordu. Mevcut pazarlama yılında Ukrayna’nın yaklaşık 33 milyon ton mısır ve 24 milyon ton buğday ihraç etmesi bekleniyordu. Avrupa için mısır, yıllık ortalama 11 milyon ton ile Ukrayna’dan ithal edilen ana ürünü ve aynı zamanda yaklaşık 2 milyon ton ile ayçiçeği yağı gibi diğer emtiaları temsil ediyor.”

AYÇİÇEK YAĞI GELMEZSE…

AB’deki gıda konusundaki kurumların yaptıkları açıklamalara göre, Avrupa Birliği ülkeleri ayda yaklaşık 435 bin ton rafine ayçiçeği yağı tüketiyor. Bu ihtiyacını Ukrayna’dan ithal ettiği ham ayçiçeği yağından karşılıyordu. AB’deki mevcut ayçiçeği ve mısır stoklarının ancak 4 ila 6 hafta yetebileceği söyleniyor. Bu konuda AB’de “Acil Durum Planı” için AB konsey toplantısı yapılacağı söyleniyor.

Türkiye de yeteri kadar ayçiçek üretemediği için yağın hammaddesini Rusya’dan ithal etmekte. Savaşla birlikte muhtemelen yağın bulunamayacağı, fiyatının yükseleceği kaygısıyla yaşanan kısa süreli paniğin nedeni buydu sanırım. Neyse ki, Türkiye’nin girişimiyle Rusya’dan 6 bin ton yağ getiren ilk gemi İstanbul’a ulaştı. Diğer gemiler de peyderpey gelecek.

İki ülke ile Türkiye arasındaki önemli bir konu da hububat ithalatı. Geçen yıl toplam 3.1 milyar dolarlık hububat ithalatının 2.6 milyar dolarını bu iki ülkeden yapılmış. Meblağ parasal olarak belki çok yüksek değil, ancak arpa ve buğday stratejik öneme sahip ürünler. Coğrafi olarak birbirine uzak ekonomiler dahi savaştan olumsuz etkilendi. Tabii ki, savaş Türkiye ekonomisini de etkileyecek. Yaşananlardan ders çıkartarak Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeterli konuma gelmek için bir planlamaya gitmesi en akılcı yol olur.

HALİT ÇELİKBUDAK – FRANKFURT

FOTO: AA

KAYNAK: Facebook.com/halit.celikbudak