Sel gider kum kalır: Başbakan’ın kahkahası Almanya’nın hataları

Sel gider kum kalır: Başbakan’ın kahkahası Almanya’nın hataları
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Almanya’daki sel şoku, ülkeyi ve halkı nasıl etkileyecek? Gazeteci Gürsel Köksal’ın BirGün’deki yazısına göre, yaşanan aksaklıklar etkisiz kalmayacak: “Eylül sonundaki genel seçimler nedeniyle bu konudaki tartışmaların siyasi gündemi belirlemesi kaçınılmaz görülüyor.”

Almanya’da geçen hafta en az 166 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca köy ve kasabanın tamamen sular altında kalarak yok olduğu, binlerce kişinin evsiz, barksız, işsiz kaldığı sel felaketinin şoku, yöneticilerin uyarı ve önlemler konusundaki hata ve ihmallerine ilişkin tartışmalar eşliğinde yaşanıyor.

Öte yandan tamamen ve kısmen tahrip olan ya da su baskını riski nedeniyle boşaltılan evlerine dönemeyen binlerce kişinin yerleştirildikleri geçici barınaklardaki önlemlerin yetersizliği nedeniyle koronavirüs salgınının hızlanması endişesi de baş ağrıtıyor.

SİYASAL GÜNDEMİ DE SEL BASABİLİR

Uyarı ve önlemlerin yetersizliğiyle, ihmal eleştirilerini reddeden yetkililer, felaketzedelerin başta “içme suyu” olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması gibi acil sorunlara işaret ederek kamuoyunun dikkatini yeniden toparlanma çabalarına çekmeye çalışıyorlar. Ancak, eylül sonundaki genel seçimler nedeniyle bu konudaki tartışmaların siyasi gündemi belirlemesi kaçınılmaz görülüyor. Muhalefet partilerinin önümüzdeki günlerde hem federal hükümete, hem de felaketin en ağır biçimde yaşandığı Kuzey Ren Vestfalya ve Rheinland Pfalz eyaletlerinin hükümetlerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırması bekleniyor.

Öte yandan çevrecilerin yıllardır yaptığı uyarı ve eleştirileri dikkate almayan, çevre korumayla ilgili önlemlerin uygulanmasında isteksiz davranan eski ve görevde olan hükümetlerin sorumluluğuna ilişkin suçlamalar da yoğun olarak gündemde. Bu arada çevre korumayla ilgili çalışmalar yapan tüm örgütlerin (Greenpeace, Attac, BUND vs.) bir araya gelerek, ortak taleplerle seçim kampanyası döneminde siyasi partiler üzerinde baskıyı artırması talepleri yükseliyor. Gündeme getirilen konular arasında çevrenin korunması hedeflerine layık yeni bir partinin kurulması çağrısı da yer alıyor.

BAŞBAKAN ADAYININ GÜLÜŞÜ

En ağır tahribatın yaşandığı eyaletlerden Kuzey Ren-Vestfalya’nın Başbakanı Armin Laschet’i (“Türk Armin”) sel bölgesindeki ziyareti sırasında kahkahalar atarken gösteren görüntülerle ilgili tartışmalar, felaketin siyasi boyutunu pekiştirdi. Eylüldeki seçim çalışmaların Hıristiyan birlik partilerinin (CDU/CSU) ortak federal başbakan adayı olarak yürüten ve görevini bırakacak olan Merkel’in koltuğunu devralmayı hedefleyen Laschet, bundan dolayı özür diledi, ancak bu görüntülerin onu önümüzde dönemde daha da sertleşmesi beklenen seçim sürecinin sonuna kadar takip etmesi bekleniyor.

2002 yılındaki sel felaketinde dönemin sosyal demokrat Federal Başbakanı Gerhard Schröder’in kısa bir süre sonra gerçekleştirilen genel seçimleri kazanmasında, felaket bölgesindeki ziyaretlerinin büyük etkisi olmuştu. Kuzey Ren Vestfalya’nın Başbakanı Laschet ise kahkahaları nedeniyle bu fırsatı büyük ölçüde kaçırmış oldu.

Geçtiğimiz hafta salı-perşembe günleri yaşanan şiddetli yağmurlar ve neden olduğu seller sürerken bölgede görevlendirilen Alman ordusu ve binlerce gönüllünün de katıldığı kurtarma çalışmaları, yağmurun kesilmesi ve suların çekilmesinin ardından büyük bir hızla sürüyor. Birçoğu evlerini yanlarına hiçbir şey alamadan terk etmek zorunda kalan, evleri tamamen yıkılan ya da yaşanmaz hale gelen, günlerdir temiz su ve elektrikten yoksun felaketzedelerin çok büyük bir bölümünün sigortasız olması, yeniden toparlanma sürecinin bundan önceki benzerlerinden çok daha sancılı geçeceğini gösteriyor.

SPD’NİN BAŞBAKAN ADAYI OLAF SCHOLZ

Başta Cumhurbaşkanı Steinmeier ve Başbakan Merkel olmak üzere üst düzey yetkililer, felaket bölgesine yönelik ziyaretlerinde felaketzedelere destek ve tahrip olan altyapının yenilenmesi için milyonlarca avroluk hızlı yardım paketlerinin yürürlüğe gireceğini açıkladılar. Merkel felaket sırasında Amerika’da bulunduğu için söz konusu federal yardım paketlerine ilişkin ilk açıklama Başbakan Yardımcısı ve Federal Maliye Bakanı Olaf Scholz’dan geldi.

Önümüzdeki seçimlere sosyal demokratların federal başbakan adayı olarak girecek olan Scholz, önce 50 milyon, daha sonra da 300 milyon avro olarak düzelttiği bu hızlı yardım açıklamasını tabii ki bir devlet adamı sorumluluğuyla yaptı, ancak bu arada “felaketin siyasi amaçla istismar edilmemesi” yolundaki çağrılar da duyulmaya başlandı. Scholz’un tahrip olan yolların, köprülerin, elektrik hatlarının ve diğer altyapı tesislerinin yeniden yapılanması için de milyarlarca avroluk bir program sunması bekleniyor. Almanya‘da 2002 ve 2013 yıllarında yaşanan sel felaketlerinın toplam maliyeti 21 milyar avroyu geçmişti.

Amerika dönüşünün ardından felaket bölgesine giden Merkel ise kimi siyasi analistlere göre yeniden seçilmek gibi bir sorunu olmadığı için daha farklı bir profil veriyor. Önce kendi partisinden aday Laschet’in başbakan olduğu eyaleti değil de, sosyal demokrat ağırlıklı Rheinland Pfalz eyaletini, Eyalet Başbakanı Malu Dreyer eşliğinde ziyaret eden Merkel, Almanca dilinin yaşanan felaketi tarif edecek bir sözcük içermediğini ileri sürerek, felaketzedelere hızla devlet yardımı sözü verdi.

Merkel’in durumu değerlendirirken “doğa koruma ve iklim değişimi konularını, önümüzdeki dönemde son yıllarda yaptığımızdan daha yoğun biçimde ele alan bir politika”ya olan ihtiyacı vurgulaması da kimi analistlerce bir “özeleştiri” olarak değerlendirildi.

GÜRSEL KÖKSAL – FRANKFURT

FOTO: A.A.

KAYNAK: www.birgun.net