Sınırlardaki göçmenleri unuttuk!

Sınırlardaki göçmenleri unuttuk!
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Koronalı hayatlarımız başlamadan hemen önce bir anda Türkiye’nin her yerinden sınırlara yürüyen göçmenleri unuttuk!

Oysa onlar hayatlarımızın merkezindeydi o günlerde.

Bugün ise ne yaptıklarını, nasıl yaşadıklarını, nasıl hayatta kaldıklarını düşünenimiz yok.

Göçmenler hayatları pahasına hâlâ sınır boylarında mücadele ediyorlar.

Arabamdaki “basın plakası”nı gören “aktif yurttaşlık” girişimi bir not bıraktı arabamın camına geçenlerde: “Samimi, gerçek gazetecilik yurttaş olarak hakkımız!”

Bireylerin içinde yaşadıkları kent veya ülke sorunlarını belirleme, bunlarla mücadele etme ve yaşam kalitesini artırma doğrultusunda katılım olanağına sahip olmayı hedefleyen “aktif yurttaşlık” girişimi, hayata başka açıdan bakmamız gerektiğini hatırlatıyor bir kez daha insana.

Çoğu zaman “çöplük” olsa da bir okyanus olan internette dolaşınca, unuttuğumuz birçok konu ile yine yeniden yüzleşiyor insan.

Belçika ve Hollanda devlet yayın organları son dönemde göçmenler konusunda haberleri yeniden gündem. Belçika devlet radyosu muhabirleri Mieke Strynckx, Majd Khalifeh ve Bjorn Van Keer sınır boylarında “ölüme terk edilmiş göçmenler”le görüştü.

Birleşmiş Milletler Mülteci Sözleşmesi’ne göre her bireyin “iltica hakkına sahip olduğu” vurgulanır. Uluslararası Af Örgütü, Balkanlar’da bu hakkın ihlal edildiğini raporlarında yer veriyor.

Balkanlar’da ve Türkiye ile Yunanistan sınırına sıkışan göçmenlerin yaşadıkları dramlar içler acısı. Özellikle Bosna-Hersek’ten Hırvatistan’a geçmek isteyen göçmenlerin sınırda paraları, çantaları başta olmak üzere her şeylerinin alındığı, işkenceye maruz kaldıkları ve çırılçıplak bir şekilde geri bırakıldıklarını dile getiriyorlar.

Hırvat polisinin son derece sistematik çalıştığını anlatan Belçikalı gazeteciler, Hırvat güvenlik güçleri ve siyah üniformalı yüzleri maskeli kişilerin sınırı geçen göçmenleri “push back” yöntemi ile geldikleri ülkeye “geri itildiği”ni gündeme getirdi.

GERİ KABUL ANLAŞMASI’NA NE OLDU?

Başbakan olarak son kez Brüksel’e gelen Ahmet Davutoğlu, 3 milyar avro karşılığında “geri kabul anlaşması” yaptı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in dahiyane buluşuyla “göçmen değişimi”ni kabul etti Türkiye.  Adeta “at pazarlığı” şeklinde geçen pazarlıklar sonucu Türkiye’nin istediği 6 milyar yerine 3 milyar avroya “göçmen değiş-tokuşu” yapılacaktı.

Türkiye, her eğitimli, kalifiye göçmen karşılığında AB ülkelerinde bulunan “niteliksiz” göçmeni “geri kabul etme”yi ve 3 milyar avro almak üzere anlaştık. AB’den Türkiye’ye kaç göçmen geri gönderildi, kaç göçmeni AB aldı ve 3 milyar avronun ne kadarını ödedi bilmiyoruz.

Türkiye ile Yunanistan sınırına sıkışan, Bosna-Hersek ile Hırvatistan sınırında işkence gören göçmenler, dünyanın umurunda değil. Bizlerin de…

Sahi, son bir yıldır tek kelime eden, tek satır yazan, tek bir an bile düşünen var mı göçmenlere dair?

FİKRET AYDEMİR – BRÜKSEL

FOTO: A.A.