Siyaset bilimci Dr. Yaşar Aydın: “Rusya’sız barış sağlanamaz”

Hamburg Protestan Sosyal Bilimler Yüksek Okulu öğretim görevlisi Dr. Yaşar Aydın Rusya-Ukrayna savaşında Batılı müttefiklerin bir nükleer güç olan Rusya’ya diz çöktüremeyeceğine işaret ederek “Bölgede Rusya’sız barış sağlanamaz” dedi.

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

Rusya, Ukrayna’nın doğusuna yönelik haftalardır  beklenen geniş çaplı operasyonu başlattı. DW Türkçe’ye göre ABD Ukrayna’ya silah sevkiyatına devam ederken Rus birlikleri ise  Donbas bölgesini ele geçirmek için çatışmaya başladı. Rusya, Donbas’ta daha fazla yeri ele geçirmesi durumunda 2014’te  ilhak ettiği Kırım yarımadasına karadan bir koridor açmış olacak. Zelenskiy’nin danışmanı Andriy Yermak’ın da ifadesiyle “böylece savaşın ikinci safhası başlamış” oldu. Ukrayna Savaşı’nın en şiddetli çatışmalarının yaşandığı, Donetsk bölgesinin güneyindeki liman kenti Mariupol’da da, haftalardır devam eden yoğun mücadele sürüyor.  Savaşın ağırlığını Ukrayna’nın doğusuna kaydıran Rus ordusu, ülkenin batısına yönelik saldırılarına, Zelenskiy de savaşın Avrupa’ya yayılacağı yönündeki uyarılarına devam ediyor.

“ERDOĞAN ARABULUCULUK ROLÜNÜ İYİ KULLANIYOR”

Sosyal ve siyaset bilimci Dr. Yaşar Aydın Yeni Posta gazetesine yaptığı özel açıklamada diplomaside “bölgesel bir güç olarak” Türkiye’ye işaret ederek, “Ukrayna savaşında arabuluculuk yapabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu rolü akıllıca kullanıyor” dedi.  

Rusya’nın işgalini kınayan 2 Mart tarihli BM kararının oylanmasıyla Türkiye’nin, 2015’teki Suriye iç savaşından farklı olarak Batılı devletlerin yanında yer aldığını kaydeden Dr. Aydın’ın aktardıklarından öne çıkanlar şöyle:

“ANKARA İÇİN UKRAYNA SAVAŞI İLE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR”

“O dönemde Suriye’deki rejim değişikliği birincil hedef olarak tutuldu ve IŞİD’e karşı ikircikli bir tavır benimsendi. Bu da uluslararası düzeyde güçlü eleştirilere yol açtı. Ankara şu anda Moskova ile görüşmelerini sürdürüyor, AB yaptırımlarını reddediyor ve hava sahasını Rus yolcu uçaklarına açık tutuyor. Son zamanlarda Suriye ve Mısır ile diplomatik temaslar kesilmiş, İsrail ile ilişkiler sarsılmış, AB ile ilişkiler mülteci anlaşmasına indirgenmiş ve Almanya ile ilişkiler gerginleşmişti. Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Kıbrıs, İsrail, Ürdün ve Mısır’dan oluşan enerji ittifakına meydan okumuş, Libya’da ise Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Fransa ile çatışmıştı. Türkiye için dönüm noktası Ukrayna savaşıyla geldi.  Çünkü Ankara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la düşmanlığı sona erdirmek için seçenekler hakkında konuşan çeşitli hükümet başkanları tarafından ziyaret edildi.

Aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkiler normalleşiyor. Türkiye’ye yaptığı ziyarette İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis işbirliğine istekli olduklarını vurguladılar. Buna göre Türkiye, Yunanistan ve Fransa, kuşatma altındaki Mariupol kentinin sakinleri için ortak bir kurtarma operasyonunu görüşüyorlar.

“TÜRKİYE ARANAN BİR TARTIŞMA ORTAĞI”

Ankara’nın yumuşak gücünü ustaca kullanması, Türk hükümetini aranan bir tartışma ortağı haline getirdi. Türkiye, doğalgaza ve Rusya’dan gelen turistlere bağımlı olmasına rağmen, Karadeniz filosuyla Moskova’ya meydan okudu ve Rusya’nın Suriye ve Libya’daki askeri taahhüdünü dengeledi.

Son olarak 2020 yılında Türk insansız hava araçları, Karabağ üzerinden yapılan sonbahar savaşında Azerbaycan’ın Ermenistan’ı yenmesine yardımcı olmuş ve Türkiye’yi Azerbaycan’a bağlayan Sangesur koridoru ile Hazar Denizi’nden Avrupa’ya doğalgaz için alternatif bir rota olmasını sağlamıştı.

İsrail doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıracak bir boru hattı projesi artık bir öncelik. Almanya için, İsrail ve Hazar Denizi’nden doğal gaz ile Rusya’dan enerji transferlerine bağımlılığı azaltmak için bir enerji ortaklığı fırsatı sunuyor.

TÜRKİYE, ALMANYA İÇİN “DAHA AZ” VAZGEÇİLEBİLİR

Türkiye’nin bölgesel güç konumuna yükselmesi, Rusya’yı uzlaşıya zorlaması ve Suudi Arabistan ile İran gibi yükselen güçlerin etkisini dengelemesi, güvenlik politikası açısından Almanya için her zamankinden daha az vazgeçilmez kılıyor.

“BATI RUSYA’YA DİZ ÇÖKTÜREMEYECK”

Aynı zamanda, daha yakın işbirliğini meşrulaştıracak iç reformların eksikliği de var. Ankara, demokraside bir geri dönüş başlatmaksızın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ciddi bir ilerleme kaydedemeyecek.

Öte yandan Batı, nükleer bir güç olan Rusya’ya diz çöktüremeyecek. Bu nedenle Rusya’sız bir barışın bölgede sağlanması da mümkün görünmüyor.”

IŞIN ERTÜRK – HAMBURG