Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke’den Türk-Alman ilişkileriyle ilgili sert vurgular

Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke'den Türk-Alman ilişkileriyle ilgili sert vurgular
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Alman solunun eleştirisi ve ifade biçimi sert milletvekillerinden Ulla Jelpke, Türkiye’nin Almanya’daki konumunu, ülkücü hareketle İslamcı derneklerin nasıl kullanıldığını anlattı. Jelpke, Berlin’in bu iki çizgiyi yasaklama niyeti taşımadığını da ileri sürdü.

Sol parti milletvekili Ulla Jelpke, Almanya’da Alman istihbaratıyla “Erdoğan’ın adamları” arasında .in savaş sürdüğünü iddia etti. İnternetteki sol.org.tr haber sitesinin sorularını yanıtlayan Jelpke, şunları söyledi:

“Bilindiği gibi ülkücüler, Türkiye kökenli göçmen işçiler arasında, sola ve sınıf mücadelesi yürüten akımlara etki edecek karşı bir güç oluşturmak üzere, 1970’li yıllarda CSU Genel Başkanı Franz-Josef Strauß ve Alman istihbarat servislerinin desteğiyle, Türk Federasyonu ile birlikte kuruldu. Doğrudan Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanan İslami kuruluş DİTİB´in (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği, Almanya’da – ç.n.) 80’li yıllarda kuruluşu da federal hükümet tarafından olumlu karşılandı, çünkü o zamanlar bu kuruluş esas olarak Türkiye kökenli Müslümanları, daha radikal dini akımlardan korumakla uğraşıyordu.

Fakat Erdoğan döneminde DİTİB, bir denetim aracından çıkarak Türkiye kökenli Müslümanları, Türk hükümetinin anlayışına uygun hareketlendiren bir araca dönüştü.

Ayrıca MHP, BBP ve AKP’ye yakın farklı çatı örgütlerinin yanı sıra, bağımsız motosikletçi çetelere ve benzeri gruplara bölünmüş olan ülkücü spektrum, artık sadece sosyalist örgütler ya da solcu Kürt derneklerine karşı basit bir karşı güç değildi.

BİR BASKI ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜLER

Türk hükümeti, ülkücüleri çeşitli Avrupa ülkelerinde sadece sürgündeki muhalifleri, solcuları, Kürtleri ve Alevileri değil, ama aynı zamanda Gülencileri de sindirmek için kullanmaya, ayrıca ilgili hükümetlere karşı tehdit potansiyeli ve baskı aracı olarak da görevlendirmeye başladı.

Özellikle bunu Avusturya ve Fransa’da gördük. O sırada ülkücüler* Almanya’da bu hususta hala daha ihtiyatlı davranıyorlardı, ya da daha açık bir ifadeyle, muhtemelen Türk istihbarat servisi tarafından, burada hala daha sıkı bir şekilde kısıtlanıyorlardı.

Bana göre federal hükümet ülkücüleri ya da İslamcı Türk derneklerini yasaklamaya niyetli değil. Ama hükümeti oluşturan partilerin meclis grupları, Yeşiller ve FDP’nin (Freie Demokratische Partei – Hür Demokratik Parti)  kasım ayında verdikleri ortak önergeyle, ülkücü hareketin geriletilmesinin ve olası bir yasaklamanın incelenmesinin talep edilmesi, Ankara’ya karşı bir uyarı sinyaliydi. Mesaj şuydu: Alman iç siyasetine karışmayın!”

Söyleşinin tamamını okumak için:

https://haber.sol.org.tr/haber/soylesi-bayram-degil-seyran-degil-almanyanin-ulkucu-fasistlerle-derdi-ne-305245

YENİ POSTA – FRANKFURT

FOTO:  Niels Holger Schmidt / DIE LINKE Nordrhein-Westphalen, commons.wikimedia.org