“Soma tekmecisi” ve arka plan soruları: Liyakat eksikliği mi, çok başka hesaplar mı?

Frankfurt’ta henüz akredite edilmeyen Yusuf Yerkel’in ticari ataşeliğine karşı “istenmeyen adam” gösterisi yapıldı. Alman makamları, Frankfurt’a ticari ataşe olarak atandığı belirtilen Yusuf Yerkel’i, eğer akredite edilmezse, resmen muhatap almayacak. Ama ya görev alanı zaten Alman “resmi” çevreleri değil de diplomatik koruma gerektirmeyen ilişkilerse? Bu arada “resmi bir atama yapılmadığı” iddiaları da var.

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

Frankfurt Başkonsolosluğu önünde cuma günü gerçekleştirilen protesto gösterisi, Soma’da madenci tekmeleyen Yusuf Yerkel’in skandal boyutlar alan atama kararıyla ilgili yeni soru işaretlerini de gündeme taşıdı. Aynı sıralarda, Almanya’da yaşayıp Türkiye’ye gidecek olan, ancak vize almakla yükümlü milyonlarca insana da, artık “doğrudan konsolosluklara değil yeni kurulmuş özel bir şirkete” başvurmalarını bildiren duyurunun haberi çıktı. Buna göre, konsolosluklar, sayısı milyonları bulan ve Türkiye’ye gidecek, orada konaklayacak veya transit geçiş yapacak olan Iraklılar, Suriyeliler, hatta mülteci İranlılar ve daha birçok çevre ülkesi “sığınmacılarının” sırtından çok ciddi bir gelir kaynağının özel bir şirkete devredildiğini gösterdi. (https://www.yeniposta.net/akp-lobisine-ihalesiz-vize-kaymagi-mi-almanyada-turkiye-icin-vize-basvurulari-araci-sirkete-verildi/)

Arada bir paralellik kurmak mümkün mü?

GÖSTERİ MEDYAYA YANSIDI

Manisa Soma’da 2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasının ardından kentteki protesto gösterisinde polisin yere yatırdığı bir göstericiyi tekmeleyen fotoğraflarıyla gündeme gelen, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığında da danışman kadrosu içinde görev yapan Yusuf Yerkel’in Frankfurt Başkonsolosluğu’na ticaret ataşesi olarak atanmasına yönelik protesto etkili oldu.

Cuma günkü gösteriye sadece Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), CHP Hessen Birliği, Türkiye Sosyaldemokratları Derneği Frankfurt ve Frankfurt Türk Halkevi’nin olduğu Türkiye kökenli sivil toplum kuruluşları değil, Alman kurum ve kuruluşlarının da destek vermesi dikkat çekti.

Protestoda Hessen Eyaleti milletvekilleri Taylan Burcu (Yeşiller), Turgut Yüksel (SPD) ile Saadet Sönmez (Sol Parti) yer aldı. Alman Sendikalar Birliği (DGB) Frankfurt Başkanı Philipp Jacks burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, Yerkel’in atamasını durdurmasını istedi. Göstericiler, Yerkel’i Frankfurt’ta bir diplomat olarak görmek istemediklerini belirterek “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan ettiler.

Türkçe ve Almanca okunan basın bildirisinde Yusuf Yerkel’in “işçi düşmanı” olduğu belirtildi ve “İnsan onuruna saygı duymayan bir kişinin kentimizde diplomat olarak dolaşmasını istemiyoruz. Yerkel’i kentimizde ve ülkemizde istemiyoruz” denildi.

YUSUF YERKEL’İN ASIL GÖREVİ

Medyada yapılan kısa bir araştırma Yerkel’in Almanya’da yetiştiğini ve Almanca kullanabildiğini gösteriyor. Yusuf Yerkel, ünlü Kartal İmam Hatip Lisesi’ne babası Kubilay Yerkel tarafından Almanya’dan getirtilerek yazılmıştı. Ailesinin bir bölümü hâlâ Almanya’da olan Yerkel’in, Erdoğan’ın en yakın çevresinden Frankfurt’a basit bir memur olarak gönderilmiş olamayacağını ileri sürenler arasında sadece muhalif Türk siyasi çevreleri değil, Alman siyasetçiler ve siyasal gözlemciler de yer alıyor.

İDDİALAR AĞIR: İÇERİDEN BİLGİ Mİ?

Almanya’da yayımlanan “Gurbet Postası” adlı bir facebook haber sitesinde, Yerkel’in dış ticaret uzmanı olmamasına rağmen “çok hassas bir dengeyi gerektiren bu göreve” getirilmesine dikkat çekildi. Haberde, “Yusuf Yerkel, Almanya’da Türk şirketlere dağıtılacak marka desteği ve teşviklerin başına geçti. Bu para, milyonlarca Euro’yu buluyor” denildi. 

Gurbet Postası’nda (https://www.facebook.com/Gurbet.Postasi.Haber/) ayrıca şu iddialar da öne çıkarıldı:

“Basında çıkan haberlere göre, Yusuf Yerkel, Almanya’daki Türk bankalarından Almanya ile Türkiye bağlantılı Euro veya Dolar bazında kredi almalarında önemli rol oynayacak. Yeni görev, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin Hessen Eyaleti’ndeki kasası Yerkel’e emanet edildi’ şeklinde yorumlandı.

(…) Yerkel’in görevleri arasında, “Almanya’daki odalar ve borsalar ile Türkiye’nin ilişkilerini geliştirmek” de bulunuyor.

Ekonomi eğitimi bulunmayan Yerkel’in görevleri ise şu şekilde:

– Türkiye ile ilgili ülke arasındaki ticareti geliştirmek,

– Türkiye’nin bu ülkeye yapacağı ihracatı artırmak,

– Ticari uyuşmazlıkları çözmek,

– İhtilaflı ihraç mallarından örnek almak veya depodan numune toplamak,

– İhracatçı firmalarımıza destek için, onların yanında, alan ülke ile görüşmelere katılmak,

– Nakliyecilerin ve TIR’ların eksikleri veya sorunlarını çözmek,

– İhracat ürünlerinin kalitesini, gerekiyorsa imhasını denetlemek,

– Ülkelerin ticaret odaları, kurumları ile ilişkiler kurmak,

– Türk iş insanlarıyla bağlantılarını sağlamak, pekiştirmek,

– Alıcı veya satıcıyla ilgili bilgiler toplamak,

– Karşılıklı bilgi aktarımı sağlayabilmek.”

Gurbet Postası’nın haberinde Yusuf Yerkel’in kayınpederi Seyfettin Keleş ve UETD Bielefeld Bölge Başkanı Ahmet Çıtak arasındaki ilişkilerle Yerkel’in Soma’daki skandal tekmesi sonucu ellerinde patlayan bir “ilaç projesine” de dikkat çekildi.

YENİ SORU İŞARETLERİ

Bu arada, Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın kadroları arasında genç yaşına rağmen yer almayı başaran, 2011’deki düğününe Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere AKP “ricalinin” de katıldığı Yerkel’in bu son atanma öyküsüyle, birkaç ay önce aniden ve “ihalesiz” ilan edilen “yeni vize uygulaması” arasında paralellikler kurulabileceği ileri sürüldü.

Soru şu: Yusuf Yerkel, tedavi veya ailesinin bir bölümünün Almanya’da yaşaması gibi özel nedenler bir yana, acaba Almanya’da şirketlerin daha da AKP yörüngesine çekilmesi veya Erdoğan siyasetiyle arasına mesafe koymaya eğilimli şirketlerin “yörünge dışına kaymalarını” önlemek ya da AKP’yi destekleyen şirketler arasında yeni bir koordinasyon kurmakla mı görevlendirildi? Bu çerçevede Alman şirketleriyle ve resmi makamlarıyla yeni bir ilişkiler ağı mı gerçekleştirilecek?

Önü açık bu sorular ve iddiaların, protesto gösterisinin hemen ardından ilgili kamuoyu arasında dolaşıma girdiği gözlendi.

YENİ POSTA – FRANKFURT