Tanju Özcan: “Ben faşist değilim. Emperyal bir oyuna dikkat çektim, hepsi bu!”

Sığınmacılar ile ilgili yaptığı radikal açıklamalarla sık sık gündem olan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan,  Orhan Kurter’e özel açıklamalar yaptı.  Başkan Özcan belediye makamındaki kabulde, Türkiye’deki sığınmacı sayısının resmi rakamların çok ötesinde olduğunu savundu.

 

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “Ülkemizdeki sığınmacı sayısı 10 milyondan az değil. Doğum oranlarındaki büyük farkı da düşünün ve 10 yıl sonrasında ülkemizdeki demografik tabloyu, yani nüfus yapımızın ne durumda olacağını gözünüzün önüne getirin isterim” dedi.

NİYET OKUYUCULUĞU YAPTILAR!

“Ben faşist değilim!” diyerek söze başlayan Başkan Özcan, “Tam tersine, kişi hak ve özgürlüklerine inanan, insanı insan yapan değerler için mücadele eden, demokrasiye sonuna kadar bağlı, sosyal demokrat kültüre sahip bir insanım ve hep de öyle olacağım” şeklinde konuştu.

Dünyada her ülkenin sınırlarını gözü gibi koruduğunu, kendi vatandaşının sahip olduğu olanakları diğer insanlarla paylaşırken çok daha dikkatli ve planlı hareket ettiğini vurgulayan Başkan Tanju Özcan, Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları Derneği Genel Başkanı İbrahim Erdoğan ve Genel Başkanvekili Yüksel Baysal’ın da katıldığı ziyarette, Yeni Posta’ya şu özel bilgileri verdi:

“Öncelikle Almanya’daki vatandaşlarımıza selamlar, sevgiler gönderiyorum. Onlar bizim, hem bulundukları ülkeye hem de anavatanlarına maddi manevi hizmet eden emektar insanlarımız. Almanya ziyaretimde gurbetçi vatandaşlarımızla uzun uzun sohbet olanağımız da olmuştu, onların gönlünün yüreğinin iyi niyetli duygu ve düşüncelerle dolu olduğunun da tanığıyım. Benim sığınmacılarla ilgili yaptığım açıklamların Almanya’da da tartışıldığını, bana ulaşan tepkilerden de anlamıştım.

Bu konuyu şöyle anlatayım. Beni anlamak isteyenler ne demek istediğimi aslında çok iyi anladı. Anlamak istemeyenler ise niyet okuyuculuğu yaptı.

“GEÇİCİ” GELDİLER, “KALICI” OLDULAR!

Aslında söylediğim çok netti. Ben elbetteki savaşta zora düşen, can derdine düşen insanlara el uzatılmasına karşı değilim. Tam tersine bu, insan olmamızın gereği olarak yerine getirmemiz lazım gelen insani bir görevdir.

Ancak ben sığınmacılığın, ‘geçici’ olması gerektiğini düşünen biriyim ve ‘kalıcı’ hale getirildiği zaman yaratacağı ciddi sorunlara dikkat çekmek istedim, halen de sözlerimin arkasındayım.

Nitekim savaşın ilk anlarında kullanılan deyim, ‘geçici sığınmacılar’ tanımlamasını kapsıyordu. Ama sonunda bugünkü noktada, gelenlerin çok büyük çoğunluğunun ikametleri neredeyse ‘kalıcı’ hale dönüştü.

Bu arada ben sadece Suriyelileri kastetmedim, Afganlar ve Iraklılar da dahil olmak üzere ülkemize yerleşmek amacıyla gelen tüm sığınmacıları kastederek görüşlerimi açıkladım.

Şu anda benim kentim Bolu’da da 18 bin civarında yabancı nüfus yaşıyor. Bunların 13 bini Iraklılardan oluşuyor, kalanı Suriye ve Afganistan’dan.

ASIL BEKA SORUNU BUDUR!

Yani aslında sığınmacı sorunu Bolu’da çok büyük boyutlarda değil. Benim kaygım genel olarak ülkem için…

Biliyorum ki, şehir nüfusu kadar, hatta Hatay gibi kendi nüfusundan bile daha fazla sığınmacının yaşamaya başladığın kentlerimiz var.

Üstelik bu insanlar giderek tamamen kalıcı nüfus haline gelmeye başladılar.

Şöyle bir düşündürücü gerçek de var. Bizim ülkemizde nüfus artışının belli bir makul oranı var. Bizim insanımız bir-iki çocuk, bilemedin üç çocuk sahibi olurken, sığınmacılarda bu rakam en az iki üç katı durumunda. 5-10 yıl sonrasını düşündüğümüzde, hele hele 20-30 yıl sonrasını düşündüğümüzde, ülkemizde nüfus oranlaması açsından çok daha ciddi sorunları ortaya çıkaracak bir demografik yapıyla karşı karşıya kalacağız.

Bana göre asıl beka sorunu da İşte budur.

GELECEĞİMİZ TEHDİT ALTINDA!

Bu nedenlerden ötürü kez daha vurguluyorum ki, sığınmacılar konusu ülkemizin bölünüp parçalanması, daha da güçsüz bırakılması için oynanan emperyal bir oyundur. Bizim yaşadığımız Anadolu coğrafyası üzerinde zaten ezelden beri emelleri olan emperyalist ülkeler, kendi çıkarları için başlattığı kirli savaşlarının sonucu yarattıkları sığınmacı sorunu, ülkemizin geleceğini tehdit eden bir boyuta yükselmiştir.

İşte benim tüm söylemlerim de bu oyunu bozabilmemiz için kamuoyunu aydınlatmaya yöneliktir.

Her yurtseverin, her vatanseverin göstermesi gereken bir tepkiyi gösterdim, hepsi o kadar.

Uzun sözün kısası, hiç kimse konuştuklarımın önünde arkasında başka bir neden aramasın.”

ORHAN KURTER – BOLU