Yeşiller “gümbür gümbür” geliyor: Almanya ve Avrupa’da büyük bir dönüşümün sinyalleri mi alınıyor?

yeşiller-ve-cdu
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Avrupa’nın birçok açıdan patronu konumundaki Federal Almanya, bu pazar seçim olsa, tarihsel bir dönüşüme sahne olacak. Yeşiller Partisi, son kamuoyu araştırmalarına göre, Hıristiyan demokratları da neredeyse “solda sıfır” bırakarak iktidar yürüyor. Alman siyaset sınıfı şaşkın. İş dünyası ise sakin.

Yeni kamuoyu araştırmaları, özellikle iki partideki başbakan adaylığı tartışmalarından Yeşiller Partisi’nin kazançlı çıktığını gösterdi. Son haftalarda çeşitli kamuoyu araştırma kurumlarınca art arda yapılan anketlerde hızla yükselen Yeşiller Partisi’nin, bugün bir seçim yapılsa, Hıristiyan demokrat partileri (CDU ve CSU) geride bırakarak iktidar koltuğuna oturacak güçte olduğu saptandı.

Federal Almanya, eğer bahar ve yaz ayları boyunca aşı ve salgın konusunda yeni adımlar atılmaz, koşullarda gözle görülür bir düzelme olmazsa, 26 Eylül’deki genel seçimlerde Hıristiyan demokratlar ile sosyal demokratların tarihsel bir hezimetine sahne olabilecek. Geniş tabanlı yeni bir ankete göre, Yeşiller’deki yükseliş geçici bir başarı olarak görülemeyecek kadar inandırıcı bir enerjinin ürünü.

Der Spiegel’in Civey kurumuna hazırlattığı ve sonuçlarını yayımladığı kamuoyu araştırması, başbakan adaylığı konusunu bir türlü herkesi memnun edecek bir çözüme bağlayamayan ve Armin Laschet’i tartışmalı bir biçimde başbakan adayı ilan eden CDU/CSU kampının ağır bir yenilgiye doğru yöneldiğini gösterdi.

YEŞİLLER’İN ŞAŞIRTICI “PARTİ DİSİPLİNİ”

Armin Laschet’in babakan adaylığının kendi partisi CDU içinde bile geniş bir taban desteği bulamadığı, diğer aday Markus Söder’in partisi CSU’nun ise zaten bu sonuçtan hiç memnun olmadığı  biliniyor.

Yeşiller Partisi, gözlemcileri ve halkı şaşırtan bir disiplinle hareket ederek, bütünlüklü ve herkesi memnun eden bir sonuçla kendi başbakan adayını ilan etti. Halkın, eski kaotik Yeşiller tartışmalarından çok uzak bu yeni yönelimi olumlu bulduğu, Annalena Baerbock’un başbakan adaylığıyla da Yeşiller’in iyice kanatlandığı ileri sürülüyor.

Civey ve Der Spiegel araştırmasına göre, bu pazar seçim yapılsa sandıktan en büyük parti olarak Yeşiller Partisi çıkacak ve Annalena Baerbock federal hükümeti kurmakla görevlendirilecek. CDU/CSU ittifakının adayı Armin Laschet ise tarihsel bir hezimetin sorumluluğunu üstlenmekle yetinecek.

Ancak bu sonuç, Yeşiller’in SPD ve Sol Parti ile “sol” bir hükümet kuracağı anlamına gelmiyor.  SPD ve Sol parti oylarındaki gerileme, Yeşiller’i başka koalisyon kombinasyonlarına sıcak bakmaya yönlendiriyor. Yeşiller’in elinde birden çok olanak ve olasılık bulunduğuna, zaten yıllardır “sol bir imaj vermekten kaçındığına” dikkat çekiliyor.

Siyasal gözlemcilere göre, bu sonuçlardan sonra ve eğilimler yaz boyunca böyle devam ederse, tıpkı Baden-Württemberg eyaletinde olduğu gibi, federal düzeyde de “yeşil başbakanlı” bir Yeşiller-CDU hükümeti kurulması mümkün. Böyle bir hükümetin Hıristiyan demokrat kampta ek bir bölünmeye yol açması kimseyi şaşırtmayacak. Bavyera’daki Hıristiyan demokratlar (CSU) ile büyük parti CDU’nun kardeşliği sona erebilir. SPD ise yüzde 10 bandına kadar gerileyebilir.

YEŞİLLER YÜZDE 29, CDU/CSU YÜZDE 24

Der Spiegel’de sonuçları yayımlanan yeni ankete göre, Yeşiller Partisi bu pazar seçim yapılsa, tarihsel bir sıçrama gerçekleştirerek oyların yüzde 29’unu toplayacak durumda. Hıristiyan demokrat kamp (CDU ve CSU) ise yüzde 24’te kalacak. Bir önceki ankete göre, bu, CDU/CSU’nun 6 puan yitirdiği, Yeşiller’in ise Annalena Baerbock’un başabakan adaylığının ilanıyla birlikte 5 puan kazandığı anlamına geliyor.

Bu arada Der Spiegel için anketi hazırlayan Civey’ın bir hafta boyunca ve 10 bin kişiyle yapılan görüşmelerin sonunda bu rakamlara ulaşması, “yeşil oy patlamasının” inanılırlığına ek bir kanıt olarak yorumlanıyor.

Aynı araştırma, SPD’nin yüzde 15, aşırı sağdaki AfD’nin ise yüzde 9 bandında yerinde saydığını gösterdi. Liberal FDP yüzde 11’e yükselirken, Sol Parti’deki gerilemenin sürdüğü ve bu partinin yüzde 6’ya kadar düştüğü gözlendi.

BADEN-WÜRTTEMBERG MODELİ

CDU/CSU, geçen yılki kamuoyu araştırmalarında yüzde 40’a kadar yükselen bir oy oranına sahipti. Aşı sürecinin bu havayı tamamen dağıttığı ve bu arada gizli işsizliğin, yoksullaşmanın da toplum üzerindeki etkilerinin göz ardı edilemeyeceği ortaya çıktı. Bu arada CDU ve CSU’daki bazı üst düzey isimlerin aşılama sürecinden nemalandığının ortaya çıkarılması, halktaki tepkinin bir başka gerekçesi olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, Yeşiller’in, oyları hızla düşen SPD ve Sol Parti ile parlamentoda çok az farkla bir “sol hükümet” macerasına girmektense, Hıristiyan demokratlar (CDU/CSU) ve gerekirse liberaller (FDP) ile sağ bir koalisyonu deneyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Bu sürecin Baden-Württemberg eyaletinde 2016’da yaşandığına ve şu günlerde de benzer bir yeni hükümet için görüşmelerine sürdüğüne dikkat çekiliyor. Almanya’nın otomotiv ve makine imalat sanayii bölgesi kabul edilen Baden-Württemberg’de mart ayındaki eyalet parlamentosu seçiminden Yeşiller yüzde 32.6 gibi büyük bir farkla önde çıkmış, CDU yüzde 24.1’de kalmıştı.

YENİ POSTA – BERLİN