Yunan milletvekiline ABTTF’den yanıt: “Bize davrandığınız gibi mi?“

Yunan milletvekili Evripidis Stilyanidis’in “Biz Trakya’daki Müslümanlara nasıl davranıyorsak, Türkiye de İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da bulunan Rumlara aynı şekilde davranmalıdır” sözüne Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu’ndan yanıt geldi.

 

Halit Habip Oğlu

Atina’daki Amerikan Lejyonu’nun gerçekleştirdiği “Trakya- Geçmiş, Günümüz ve Gelecek” başlıklı etkinlikte konuşan Yeni Demokrasi Partisi’nin Rodop milletvekili Evripidis

 Stilyanidis, Türkiye ve Yunanistan arasından imzalanan Lozan Antlaşması ile getirilen mütekabiliyet ilkesine saygı duyarak gereklerini yerine getirdiğini iddia etti.

Moderatörlüğünü Athanasios Hupis adlı gazetecinin yaptığı Facebook’ta canlı yayınlanan etkinlikte Panteio Üniversitesi Avrupa ve Karşılaştırmalı Politika Anabilim Dalında Uzman Profesör Konstantinos Lavdas ile birlikte konuşmacı olarak yer alan Stilyanidis, Lozan Antlaşması’nın temelini oluşturan iki karşılıklılık ilkesine Yunanistan’ın antlaşma ile tanımlanan “Müslüman azınlık”ın haklarına tümüyle saygı duyduğunu iddia etti.

Stilyanidis, “Biz Trakya’daki Müslümanlara nasıl davranıyorsak, Türkiye de İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da bulunan Yunanlılara aynı şekilde davranmalıdır” dedi. Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumunun haklarının güvence altına alındığını iddia eden Stilyanidis, “Bizim demokratik hoşgörü gösterdiğimiz veya demokrasinin uygulamada nasıl olması gerektiğini öğrettiğimiz esnada” Yunan makamlarının bazı gruplar tarafından iftiraya maruz kaldığı noktalarda dahi özgürce görüş ifade etme hakkına sahip olduklarını belirtti.

 

ÇARPITILMIŞ GERÇEKLİK

Konu ile ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, şu açıklamalarda bulundu:

“Atina’daki Amerikan Leyjonu’nun etkinliğinde konuşan Stilyanidis, Batı Trakya Türk toplumu ve Batı Trakya’da Türk toplumunun Lozan Antlaşması’ndan doğan hak ve özgürlüklerini kullanma konusunda yine çarpıtılmış, yanlış farklı bir gerçeklik yaratmanın peşinde. Zira Stilyanidis, Yunanistan’ın mütekabiliyet ilkesini güvence altına alarak eğitim ve din alanında ülkemizin antlaşma ile doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini iddia ederken Türkiye’nin mütekabiliyete uygun davranmadığını belirtmiş.

Stilyanidis’e sormak isterim: İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’daki Rumlar kendilerini Rum olarak tanımlayabiliyor mu? Cemaat olarak kendi vakıf yönetimlerini seçme ve idare hakkına sahipler mi? Bugün toplum olarak sayıları az olmasına karşın kendi okullarını yönetme hakkına hâlâ sahipler mi? Peki din alanında Fener Rum Patrikhanesi’nde Patrik’i kendileri belirleyebiliyorlar mı?

İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada Rumları için bu soruların hepsinin cevabı ‘Evet’, öte yandan Batı Trakya Türk toplumu için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Türk kimliğimizi ifade edemiyoruz, ‘Türk’ ismi geçen derneklerimiz kapatılıyor. Eğitimde kendi ilkokullarımız var, fakat devlet müdahalesi nedeniyle özerk durumda değiliz, encümen heyetlerimizin yetkilerinin pek çoğunu elinden aldı, kendi okullarımızı yönetebildiğimizi söylemek mümkün değil. Müftülerimizi belirleyemiyoruz, devlet kendi eliyle müftüleri atıyor. Ama iş lafa gelince Stilyanidis, mütekabiliyete uygun davrandıklarını iddia ediyor! Sayın Stilyanidis’e soruyorum: Gerçekten Türkiye’nin İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da bulunan Rumlara bize davrandığınız gibi davranmasını ister misiniz?”

YENİ POSTA – ATİNA