Yunanistan’da Türk toplumu: İnkâr bitmiyor!

Yunanistan Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili Manolis K. Kefalogiannis (EPP-Hıristiyan Demokratlar) Lozan Antlaşması’nın yıldönümü vesilesiyle AB Komisyonu’na yazılı soru yöneltti.

Yunanistan’ın 1923 Lozan Antlaşması hükümlerine uyarak Trakya’daki Müslüman azınlık ifadesi ile Batı Trakya Türk toplumunun korunmasına yönelik taahhütlerini tam olarak yerine getirdiğini ileri süren Kefalogiannis, buna karşılık Türkiye’nin Yunan ulusal azınlık ifadesi ile Ortodoks Rum toplumunun haklarını korumadığı gibi bu azınlığı ortadan kaldırdığını iddia etti.

Yazılı sorusunda Kefalogiannis, 1923 Lozan Antlaşması hükümlerine göre mübadele kapsamı dışında Yunanistan’da 110 bin Müslüman nüfus kaldığını ve o tarihten sonra Müslüman azınlık olarak tanımlandığını, Türkiye’de ise İstanbul’da 125 bin Rum ile Gökçeada ve Bozcaada’daki 6 bin Rum’un Yunan ulusal azınlık olarak adlandırıldığını ifade etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türk yetkililerin Batı Trakya’da sözde bir Türk azınlık olduğuna atıfta bulunmaya devam ettiklerini belirterek AB Komisyonu’na ilettiği soruda AB Komisyonu’nun “revizyonist bir yaklaşım içerisinde olan, Batı Trakya’da Türk azınlıktan bahseden ve Ege adalarında Yunan egemenliğini sorgulayan Türkiye Cumhurbaşkanı’nın kabul edilemez yeni açıklamalarını” nasıl değerlendirdiğini ve Komisyon’un ne gibi önlemler aldığını sordu.

Kefalogiannis, 1 Haziran 2021 tarihinde AP Başkanı David Sassoli’ye gönderdiği mektupta Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu’nun (ABTTF) AP Milletvekili François Alfonsi’nin (Yeşiller/EFA) desteği ile 2 Haziran 2021’de düzenlediği webinar hakkında şikâyette bulunmuş, 1923 Lozan Antlaşması’nı ileri sürerek (Batı) Trakya’da Türk azınlık değil Müslüman azınlık olduğunu iddia etmiş, Türk propagandasının sistematik olarak Lozan Antlaşması hükümlerine meydan okuduğunu, Batı Trakya’yı istikrarsızlaştırmak ve ikili ilişkilerdeki gerginliği artırmak için her türlü aracı kullandığını ileri sürmüştü.

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Kefalogiannis Lozan Antlaşması’nı taraflı bir biçimde okumaya devam ediyor, Lozan ile statüsü ve hakları tanımlanan Batı Trakya Türk toplumunun etnik Türk kimliğini görmezden geliyor. Kefalogiannis, Lozan’a göre Trakya’da Müslüman azınlık olduğunu ileri sürerken İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da Rum ulusal azınlığı olduğunu belirtiyor. Kefalogiannis, Lozan Antlaşması’nda ‘gayrimüslim azınlıklar’ ifadesi yer aldığını bilmiyor olamaz.

İstanbul’daki azınlığın bir Rum azınlığı olduğunu söylüyorsa Batı Trakya’da yaşayan bizlerin de bir Türk azınlığı olduğumuzu söylemesi gerekiyor. Nitekim mübadele dışında kalanlara verilen etabli belgelerinde ‘Türk’ kelimesi açıkça yazıyor. Lozan’ın imzalanmasını izleyen dönemde devletin kendisi ‘Türk azınlık’ tanımını kullandı. Okullarımızın tabelaları Türkçe ve Yunancaydı, okullarımızın adı da Türk okuluydu. Çocuklarımızın diplomaları da Türkçe ve Yunanca olmak üzere iki dilliydi. Fakat ülkemizin Kıbrıs krizi sonrasında Kıbrıs’ta bir Türk devletinin kurulmasıyla birlikte bir gecede bizim için ‘Türk’ değil ‘Müslüman’ azınlık denmeye başlandı. İsminde Türk kelimesi geçen derneklerimiz kapatıldı, o günden sonra etnik Türk kimliğimiz tanınmadı.

Kefalogiannis’in AB Komisyonu’na sunduğu soru da 1983’ten sonra Yunanistan’da Türk olmadığını iddia eden devlet politikasının bir yansıması! Fakat gerçekler apaçık ortada!”

YENİ POSTA – ATİNA

FOTO: AA