Zenginlere ve “tuzu kurulara” Almanya’da seçim çağrıları: Yeşil maceradan biraz uzak durun!

Zenginlere ve “tuzu kurulara” Almanya’da seçim çağrıları: Yeşil maceradan biraz uzak durun!
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Seçimlere yaklaşık iki buçuk ay kala iktidar şansı en yüksek partilerden biri olan Yeşiller’e özellikle ana akım medyadan salvolar bitmek bilmiyor. Anketlerde son haftalarda sürekli gerilese de, bu partiye olan destek eski zamanlardaki mütevazı rakamların çok üzerinde. Yeşiller, büyük sermaye dahil birçok çevrede, 2008’den beri bitmek bilmeyen krizi frenleyecek ve iklim değişikliğini gerçekleştirebilecek bir hükümet ortağı olarak görülüyor. Bu nedenle ciddi bağışlar alabiliyor. O bağışlara itiraz var.

İktidar sinyalleri veren Yeşiller’in seçim yürüyüşünde, farklı çevrelerden gelen desteğe itirazlar da yoğunlaşıyor.  Almanya’nın önde gelen haber portallarından Focus, Wolfram Weimer imzalı bir haber-analiz yayımladı. Buna göre, 2021  süper seçim yılında Yeşiller daha önce hiç olmadığı kadar bağış desteği görüyor. Büyük bağışçılar partiyi birdenbire adeta para yağmuruna tutuyor.

“Focus”, solcu kabul edilen “Der Spiegel”e alternatif olarak 1993’te yayına başlatılan, merkez sağ eğilimli haftalık bir haber dergisi ve haber portalı. Yeşiller’e hiç sempati beslemediği, hatta onunla ve SPD-Sol Parti çemberiyle mücadele için yaratıldığı, ama 1998’de SPD-Yeşiller hükümetini önleyemediği biliniyor. Wolfram Weimer de sağ politikalara yakın, en azından “solculuk ısrarını” gereksiz bir macera olarak gören gazeteci ve yayıncı çevresinden; bir ara bu Focus’un yayın yönetmenliğini de yapmıştı. Halen kendisine ait bir yayın grubunun başında ve etkili bir yorumcu.

BAĞIŞÇILARA UYARI

Focus’taki bu değerlendirmede, Federal Meclis’in bağlayıcı geçici duyuruları çerçevesinde aktarılan bilgilere değiniliyor ve son birkaç hafta içinde dört bireysel bağışçının, isimleri de verilerek, Yeşillere toplam 1,67 milyon avro destekte bulunduğu hatırlatılıyor. Alman kamuoyunun pek de tanımadığı bu  isimlerin “Yeşiller için birer saatli bomba” olduğunu ileri süren Weimer, sözü geçen bağışçıların, paralarını “Yeşiller’in normalde reddettiği çevrelerden ve sektörlerden” kazandığına dikkat çekiyor.

Yeşiller’in karşı olduğu aile şirketlerinin mirasçıları, bu partinin gelişmesi için yardımda bulunuyor. Örnekler verilerek, zenginlerin “Yeşil maceradan” uzak durması sağlanmaya çalışılıyor.

Medyada ve siyaset sınıfında yerleştirilmeye çalışılan bir tepki uzun süredir gündemde. Nisan ayından sonra bir ara anketlerde ülkenin en büyük partisi haline geldiği gözlenen Yeşiller’in, parti üst yönetimi ve gaflarıyla da partinin başbakan adayı Annalena Baerbock’un olumsuz performansıyla hükümet ortağı olmaması, olursa da Hıristiyan demokratların küçük ortağı olarak hükümete girmesini sağlamaya çalışıyorlar.  

İlaç, bitcoin, plastik gibi sektörlerdeki zengin ailelerin çocukları, yüksek bağışlarla partinin hükümet sorumluluğu alması için çalışıyorlar.

Focus, Bild,  Die Welt, Frankfurter Allgemeine Zeitung gibi ana akım medya, ulaşabildiği kitleyi etkilemek ve bu arada zengin çocuklarının Yeşiller’deki yükselişe hiç değilse maddi destek vermemesini sağlamak istiyor.  Yeşiller’in anketlerde yüzde 20’nin altına düşen  son gerilemesinin kalıcılaşması, bu arada Hıristiyan demokratların (CDU ve CSU) fazla oy kaybetmemesine çalışılıyor. SPD’nin ise Yeşiller’le hiç değilse atbaşı bir yarış çıkarması için çaba harcanıyor. Eğer bu gayriresmi çevrenin istediği olur ve zenginlerin ya da görece zenginlerin bu partiye desteği biraz olsun kesilirse, kriz ortamında Avrupa’nın merkezindeki fırtınalı dönemden ağır yara almadan çıkmanın mümkün olacağı düşünülüyor.

KRİZLE YEŞİL OYUN OLMAZ!

Dönemin ekonomik ve politik gereklerini Yeşiller’in yerine getirememesinden korkuluyor.

Dönemin salgınla derinleşen “gerekleri”, bu çevrelere göre, Yeşiller’in dizginlenmesini gerektiriyor. “Hayalci yaklaşımlarıyla” Yeşiller,  Alman ekonomisinin ve siyasetinin gerek duyduğu önlemleri almakta yetersiz kalabileceği savunuluyor.

Bugünkü Merkel politikalarının destekçisi, “eski solcu” bir gazetecinin, Stefan Aust, yayın politikasını damgaladığı, bünyesinde Deniz Yücel, Robin Alexander gibi mesleğe liberal solda başlamış gazetecilerin de yer aldığı sağcı Die Welt gazetesi, bugünkü manşetinde, bir açığın altını çizdi ve kriz göndermesi yaptı: Alman makine imalat sanayii, dünya ölçeğinde ilk sıradaki yerini 2020’de Çin’e kaptırmıştı.

Otomotivde, enerjide, büyük dönüşümler gerekiyor ve ana akım medya ile siyaset sınıfı, böyle bir ortamda “yeşil maceranın“ çok pahalıya patlamasından korkuyor.

Ama Yeşiller’in kuruluş yıllarında solculuk olarak yorumlanan “çıkıntılıklarını” çoktan bıraktığı, herkesçe biliniyor. Hatta Yeşiller’in NATO çerçevesinde klasik sağı bile geride bırakan bir “şahinlik” propaganda etmesi de gözlerden kaçmıyor.

Önümüzdeki haftalar büyük sürprizlere açılabilir.

Avrupa’nın en zengin merkezlerinde yeşil politika, epey bir törpülenerek iktidar sorumluluğuna itiliyor. Sürprizler, bu sürtüşmenin yan ürünleri olabilir.

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO: www.gruene.de